Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2010/5167 E. 2010/9011 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/5167
- Karar No
- 2010/9011
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etmek ve konut dokunulmazlığını ihlal, silahla tehdit HÜKÜM : Sanıklar Ercan ve Yusuf'un TCK.nun 109/2, 116/1-4. maddeleri uyarınca hükümlülüklerine ve sanıklar Kerem, Emrah'ın TCK.nun 106/2, 109/2, 116/1-4. maddeleri uyarınca hükümlülüklerine, müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü: 5271 sayılı CMK.nun 34/2. ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi ve karar yüzüne karşı verilen sanıkların hükme ilişkin temyiz sürelerinin tefhimden, yokluğunda verilen sanıkların ise hükme ilişkin temyiz sürelerinin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine "tefhim/tebliğ tarihinden itibaren" denilmek suretiyle bu hususta duraksamaya neden olunduğu anlaşılmakla, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz isteklerinin de süresinde olduğu kabul edilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin reddine ilişkin yerel mahkemenin 27.10.2009 gün ve 2008/793 esas, 2009/96 karar sayılı kararın ortadan kaldırılarak tüm sanıklar yönünden esasa ilişkin olarak yapılan incelemede; I- Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali; sanık ... hakkında ayrıca silahla tehdit suçlarından kurulan hükümlere ilişkin yapılan incelemede;TCK.nun 109/2. madde ve fıkrası uyarınca tayin olunan temel cezanın, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca artırılırken 4 yıl 12 ay hapis cezası yerine 5 yıl hapis cezasına hükmedilmiş ise de, 5237 sayılı TCK.nun 35 ve 62. maddelerinin uygulanması sonucu ceza doğru belirlenmiş olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak: 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken, aynı maddenin 3. fıkrası gereğince sanıkların c bendinde sayılan haklardan sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait haklardan koşullu salıverilmeye kadar yoksun bırakılacaklarının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu aykırılığın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden "sanıklar hakkında TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına" ilişkin kısmın çıkarılarak, yerine "sanıkların 5237 sayılı TCY'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum oldukları hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık hak ve yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), II- Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre diğer sanık ...'in silahlı tehdit suçunu birlikte eylem ve fikir birliği içinde gerçekleştirdiğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıt elde olunamayan sanığın beraati yerine yazılı gerekçelerle mahkumiyetine karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), 22.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.