Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2010/12651 E. 2010/13190 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2010/12651
Karar No
2010/13190
Karar Tarihi

Küçük bebeğini cami avlusuna terk etmek suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 97/1. maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/3. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine, 51/6. maddesi gereğince sanığın denetim süresinin ilk 5 ayı içerisinde anne ve çocuk sağlığıyla ilgili iki adet kitap okuyup özetini el yazısı ile yazarak dosyaya sunmasına, ayrıca evli ve tıbbi nedenlerle çocuğu olmayan iki bayanla görüşüp bu kişilerin çocuklar hakkında ne düşündüklerine ilişkin görüşlerini el yazısı ile yazıp dosyaya sunmasına dair (KARACABEY) Sulh Ceza Mahkemesinin 13.6.2007 tarih ve 2007/101 esas, 2007/262 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak: Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/4 maddesinin alt bentlerinde erteleme sonrası denetim süresince belirlenebilecek tedbir olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler, denetim süresi içinde; a)Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine, b)Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c)Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, Şeklinde belirlenmiş olup, bunların dışında mükellefiyet belirlenmesinin mümkün olmadığı, sanık hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, infazda tereddüt doğmasına yol açacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 3.9.2010 gün ve 54312 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından 22.9.2010 gün ve KYB-2010/216821 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize tevdii edilmekle incelendi: TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı yasa yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Hükümde, kanun yoluna başvuru şekli gösterilmediği gibi, konuya ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 31.10.2009 tarihli yazısı gereği sanık adına çıkartılan meşruhatlı gerekçeli karar tebliğinde de kanun yoluna başvuru şeklinin gösterilmemesi suretiyle anılan yasa maddelerine aykırılık yapılmıştır. Bu nedenle sanığa yapılan tefhim ve gerekçeli karar tebliği yöntemine uygun değildir ve karar kesinleşmemiştir. Yerel mahkeme tarafından, sanığa hakkındaki hükme ilişkin başvurabileceği kanun yolları, süresi, mercii, bu yasa yoluna ne şekilde başvurabileceği ve temyiz etmediği takdirde hükmün kesinleşeceği hususları tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmek suretiyle kararın yöntemine uygun olarak yeniden tebliği ve şayet temyiz edilmez ise karar kesinleştirilerek, olağanüstü yasa yolu olan kanun yararına bozma isteminde bulunulması gerekmektedir. Adalet Bakanlığının 3.9.2010 gün ve 2010/10440-54312 sayılı istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.9.2010 gün ve 2010/216821 sayılı ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görülmediğinden istemin (REDDİNE), dosyanın mahalline gönderilmesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına (TEVDİİNE), 29.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2010/12651, K. 2010/13190, T. 29.11.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2010-12651-e-2010-13190-k-c6f3434e4916