Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/602 E. 2026/2156 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/602
Karar No
2026/2156
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2201 E., 2025/2368 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/540 E., 2024/218 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalıların muris ...'in mirasçısı olduklarını, müvekkillerinin Almanya’da yaşadığını ve çalıştığını, babaları ...’e para göndererek dava konusu taşınmazların kendi adlarına satın alınmasını istediklerini ancak kendileri Almanya’da yaşadığı için aralarındaki ... ilişkisi gereği tapu kaydının muris ... adına yapıldığını, bu hususun davalıların bilgisi dâhilinde olduğunu ileri sürerek, 1 19... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 2, 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile 1/3'er pay oranında müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili ve davalı ... vekili, davanın reddini savunmuşlardır. 2. Dâhili davalı ... ve ... davayı kabul etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacıların babaları ile inançlı işlem yaptıklarını yazılı bir belge ile ispatlayamadığı, mahkeme içi ikrarları olan davalı ... ve ... dışındaki davalılar olan ... ve ... açısından davanın reddinin gerektiği" gerekçesiyle; "1-Davalılar ... ve ... hakkındaki davanın subut bulmadığından reddine, 2- Davalılar ... ve ... hakkındaki davanın kabulü ile davaya konu 1 19... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 2, 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin davalı ... adına kayıtlı taşınmazdaki mirasçılık belgesine göre kendi paylarına düşen tapuların iptali ile davaya konu taşınmazlardaki ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların 20 pay kabul edilerek; 4 payının davacı ... 4 payının ... 4 payının ... 5 payının ... adına tapuya tespit ve tesciline" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalılardan ... mirasçıları dahili davalılar ... ve ...’in yargılama aşamasındaki beyanlarında murisleri olan ...'e davacıların para gönderdiğini, gönderilen bu para ile muris tarafından dava konusu taşınmazların alındığını beyan etmiş olmaları nedeniyle yazılı delil veya delil başlangıcı bulunmadığı taktirde inanç sözleşmesinin ikrar ve yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklı olduğundan bu davalıların yargılama sırasındaki beyanları ikrar niteliğinde olup, bu davalıların muris ... ile ...'in mirasçılık belgelerindeki miras hisseleri oranında dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesinin isabetli olduğu; davalılar ... ve ... yönünden davacıların yazılı bir delili ve delil başlangıcı sayılabilecek nitelikte bir belgesinin bulunmadığı, bu nedenle tanık dinlenme olanağının da bulunmadığı ayrıca yemin deliline de dayanmadığı bu davalılar yönünden davacıların davasını kanıtladığından söz edilemeyeceğinden davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2. Tanık ifadeleri ve bir kısım davalıların beyanları ile davanın ispatlandığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/602, K. 2026/2156, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-602-e-2026-2156-k-a8bfd7e24cd3