Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/473 E. 2026/1465 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/473
- Karar No
- 2026/1465
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2451 E., 2025/1473 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/337 E., 2023/527 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu 1 25... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının müvekkilinin bilgisi dışında davalıya satıldığını, müvekkilinin ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek dava konusu payın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın önceden muris ...... adına kayıtlı iken 1994 yılında ölümü ile eşi ..., çocukları ... ile davacı ...’ye kaldığını, ...’nin pay almak istememesi nedeniyle 1/2 pay ile davacı ... ve ... adına tescil edildiğini, 1995 yılında davacı ile ...’ın taşınmazı fiilen taksim ettiğini, taksimden sonra herkesin kendisine ait yeri kullandığını, 2012 yılında ......'in ölümü ile ½ payın eşi ......’e geçtiğini, ...'nin 7 yıl boyunca taşınmazı icara verdiğini, 2020 yılında taşınmazı satmak istemesi üzerine davacıya teklif edildiğini, davacının almak istememesi üzerinde ½ payın 01.02.2021 tarihinde 400.000,00 TL bedel ile müvekkili tarafından satın alındığını, fiili taksim olması nedeniyle davacının ön alım hakkını kullanamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmaz üzerinde fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın evveliyatında 1 25... parsel olduğu, yeni 16 31... ve 2 parsel olduğu, tanık anlatımlarından taraflar arasında fiili taksimle oluşturulmuş bir sınır olduğu ve paydaşlar tarafından zaman zaman icara verildiği, ek bilirkişi raporu ekinde bulunan yıllara dayalı hava fotoğraflarından da parsellerin ikiye bölünmüş olduğu ve farklı şekillerde ekildiği, bu itibarla fiili taksim olgusunun ispat edildiği ve İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, taşınmazı satan ... ile müvekkili arasında husumet bulunduğunu, taşınmaz ile ilgili ... tarafından açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığını, tanık beyanlarının mahkemece yanlış değerlendirildiğini, taşınmazın zaman zaman kiralanan kişilerce zaman zaman da maliklerce kullanılmış olması nedeniyle üzerinde bölünmeler olduğu, fakat bu bölünmenin tarafların anlaşarak kullanım alanlarını ayırdıkları anlamına gelmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.