Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/99 E. 2025/3559 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/99
- Karar No
- 2025/3559
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1519 E., 2024/2040 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/437 E., 2024/218 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 910 ada 255 parsel, 57 numaralı bağımsız bölümün davacı tarafından satın alındığı halde davalı ... adına tescil edildiğini, kredi davalı ... adına çekilmiş ise de ödemelerin davacı tarafından yapıldığını, müvekkilinin evi satın aldığı kişinin eşiyle boşanma aşamasında olması nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açıldığı için (Akşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/522 Esas) taşınmazın kredisinin ödemesini davalı ... ile de anlaşarak ona bıraktığını, davalı ...'ın dava konusu taşınmazı muvazaalı olarak diğer davalı ...'e devrettiğini iddia ederek; dava konusu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, olmazsa fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... duruşmadaki beyanında; dava konusu taşımazın satış bedelini kendisinin ödediğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "... dosya kapsamında yazılı delil veya delil başlangıcı niteliğini taşıyan herhangi bir delilin bulunmadığı, davacı tarafından 05/02/1947 tarih, 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inanç sözleşmesinin varlığının yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı sayılabilecek bir belge ile kanıtlayamadığı, ayrıca dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı, davalılar arasında yapılan satışın muvazaalı olup olmadığını değerlendirmenin hukuki bir fayda sağlamayacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu açıklanarak başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı temyiz dilekçesinde özetle; 1. Davalılar arasındaki banka hesap hareketlerinin delil başlangıcı olduğunu, 2. Tanık dinlenmesi halinde iddianın ispat edileceğini, 3. Davalılar arasındaki satış sırasında bedelin ödenmediğinin resmi akitte gösterilen düşük bedelden anlaşıldığını, 4. Davalı ...'in iyi niyetli olup olmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadığını, 5. Aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işlem ve muvazaa hukuksal nedenlerinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.