Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5719 E. 2025/5359 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5719
- Karar No
- 2025/5359
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2017/246 E., 2018/36 K.
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu 8 98... parsel sayılı taşınmazı 30 yıldan fazla bir zamandır malik sıfatıyla nizasız, fasılasız kullandığını, taşınmazın davalı olarak gösterilen ve tapudan kim olduğu anlaşılamayan ... adına kayıtlı olduğunu iddia ederek; Kadastro Kanunu'nun 13/C maddesine göre tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21.09.2012 tarihli ve 2012/1943 Esas, 2012/7832 Karar sayılı ilamına uyularak 10.07.2013 tarihli ve 2013/58 Esas, 2013/25 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 10.07.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01.06.2015 tarihli ve 2014/7246 Esas, 2015/12160 Karar sayılı ilamında "...dava konusu 8 98... parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kaydı, tapulama tutnağı, Kadastro Komisyonu kararı ve vergi kaydının incelenmesinde; taşınmazın kadastro tespiti sırasında hak kaybını önlemek amacıyla ve emaneten 19.10.1977 tarihinde Hazine adına tespit gördüğü, 24.10.1978 tarihli Komisyon kararında ise yapılan araştırma sonucu taşınmazın vergi kaydının bulunduğu ve 19 37... tahrir nolu vergi kaydına göre malikinin '... ...' gerekçesiyle bu kişi adına tespit edilmiş, yapılan 10.05.1979 tarihinde kesinleşmiştir. Ayrıca malik olarak görünen kişinin takma müstear ad olduğu hususu da kanıtlanamamıştır. Hal böyle olunca; tapu kaydı, tedavül kayıtları, tapulama tutanağındaki açıklamalara göre, kayıt maliki ... tanınan ve bilinen kişi olup, TMK'nın 713/2 maddesinde yazılı koşulların gerçekleştiğini kabule olanak bulunmamaktadır. Mahkemece, bu hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle kayıt malikinin bilinmeyen kişi olduğundan hareketle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 30.01.2018 tarihli ve 2017/246 Esas, 2018/36 Karar sayılı kararında 01.06.2015 tarihli bozma ilamındaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Tapu kayıt malikinin soyut ve mevcut olmayan hayali bir kişi olduğunu, hiç yaşamadığını ve kaydının herhangi bir yerde bulunmadığını, 2. Tanıkların dinlendiğini, davacıların TMK'nın 713/2. maddesinden yararlanmalarını engelleyecek tek bir beyanda dahi bulunulmadığını, 3. Yukarıda belirtilen temyiz itirazları sayın Yüksek Mahkemece kabul görmeyecek ise müvekkillerinin murisi olan ...tarafından 1964 yılında dava konusu taşınmazın satın alındığına dair tapu senedinin temyiz dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edildiğini, 4. Tapu kaydı ile anılan tapu senedinde yer alan 120 m²'lik farkın zaman içinde tarlanın önünden geçen yol payına aktarılmış olduğunu, 5. 1964 yılında müvekkillerinin murisi tarafından satın alınan dava konusu taşınmazın 24.10.1978 tarihinde yapılan kadastro hatası ile 1938 yılında vergi mükellefi olan ... adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmaza ait kadastro beyannamesinin komisyon kararında vergi tahrir numarasının muhtemelen yanlış yazıldığını, 6. Mahkemece 13 parsel sayılı taşınmazın kayıtlarının celp edildiğini, 7. Eksik araştırma ile karar verildiğini, 8. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, TMK'nın 713/2. hükmünde yer alan "...maliki tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan..." hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; bir kısım davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.