Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4593 E. 2026/2406 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4593
- Karar No
- 2026/2406
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/220 E., 2025/1666 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/163 E., 2023/291 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/karşı davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların davaya konu taşınmazda malik olduklarını, davalı tarafından hiçbir hakka dayanılmaksızın tek katlı gecekonduda oturmak suretiyle davaya konu taşınmazın kullanıldığını ileri sürerek davalının taşınmazdaki müdahalesinin önlenmesine, yapının kâl'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP ve KARŞI DAVA Davalı cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmaz üzerindeki gecekondunun tarafınca yapıldığını, tüm vergilerinin ödendiğini, belediye tarafından yapılan imar uygulamaları sırasında kendisine taşınmazın tapusunun verilmesi gerekirken başka yerden değeri daha düşük bir taşınmaz verildiğini, mağdur olduğunu, davacılar tarafından üzerinde gecekondu olduğu bilinerek taşınmazın satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuş; süresinde açtığı karşı davasında ise yapının değerinin taşınmazın değerinden yüksek olduğundan yapının bulunduğu alanın kendisi adına tescil edilmesini, bunun mümkün olmaması halinde şimdilik 10.000,00 TL'nin tarafına verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin kararı ile; davacı/ karşı davada davalıların maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde bulunan gecekondunun davalı/karşı davacının kullanımında olduğu, söz konusu yapının imar uygulaması öncesinde de mevcut olduğu ve üçüncü kişiye ait olduğu, davacılar tarafından üçüncü kişiden taşınmazın satın alındığı, davalının maliklere karşı savunulacak bir üstün hakka sahip olmadığı gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne, karşı davadaki taleplerin ise sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF lk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/karşı davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların kayden malik oldukları taşınmaza davalının yapısının tecavüzlü olduğu, davacıların mülkiyet hakkı karşısında davalı tarafın üstün bir hakkının bulunmadığı, davalı/karşı davada davacının temliken tescil talebinin kabulünün mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davalı/karşı davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı/ karşı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; belediye tarafından davalıya yer verilip verilmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, davacılar tarafından gecekondu bilinerek taşınmazın satın alındığını, Mahkemece gecekondunun piyasa değerinin davalıya verilmesi gerektiğini, ecrimisil ve vergi ödemelerinin yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi, kâl; karşı davada temliken tescil, terditli tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı/karşı davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.