Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4328 E. 2025/4465 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4328
- Karar No
- 2025/4465
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1192 E., 2025/1314 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/494 E., 2024/409 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının 5 19... parsel sayılı taşınmazda 1/2 oranında, 210 parsel sayılı taşınmazda ise 1/8 oranında paydaş olduğunu, davalı ...'ın davacının teyzesi olduğunu ve dava konusu taşınmazlarda hissesi bulunduğunu, davalı ... Şirketinin 5 19... parsel sayılı taşınmazın üzerindeki kumu almak üzere davalı ... ile anlaştığını ve 18.04.2018 tarihli "Kum Tarlası Satış Sözleşmesi"ne dayanarak kum aldığını, 5 19... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili toprağın satılması hakkında davalılar arasında herhangi bir görüşme veya anlaşma olmadığı hâlde kum alındığını, dava konusu taşınmazlarda kum alımı nedeniyle oluşan çukurların doldurularak eski hâline getirilmesini, tarla niteliğinde olan taşınmazların ziraat bitkileri yetişebilecek duruma getirilebilmesi için toprak dolgu yapılmasını, taşınmazın eski hâline getirilememesi hâlinde eski hâle getirme bedeli olarak şimdilik 5.000,00 TL'nin yasal faizi ile davalılardan müştereken alınarak davacıya ödenmesini, davalıların taşınmazları haksız işgali nedeniyle davacının taşınmazı kullanamadığı döneme ilişkin 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile davalılardan müştereken tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı Şirket vekili; davalı şirketin tuğla sektöründe faaliyet gösterdiğini, faaliyet gösterdiği sektör gereğince toprağa ihtiyaç duyduğunu, davalının bu ihtiyacını bilen davacının annesi ve diğer hissedarların, davalı şirkete gelerek dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan kumu davalı şirkete satmak istediklerini, davalı şirketin de kuma ihtiyaç duyduğu için bu teklifi kabul edip bedelini ödeyerek taşınmazlar üzerinde bulunan kumu satın aldığını, davacının başından itibaren bu alım-satım işinden haberdar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ...; dava konusu taşınmazlarda ½ oranında paydaş olduğunu, davacının annesi olan ... ile birlikte davalı şirkete sözleşme karşılığı kum sattıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile; davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ... Şirketi yönünden davacının ecrimisil isteminin kısmen kabulü ile 5 19... parsel ve 5 19... parsel sayılı taşınmazlarda davacı adına kayıtlı hisselere davalı ... Şirketinin haksız müdahalesinden kaynaklanan 18.04.2018 - 10.01.2020 tarihleri arasında doğmuş 651,10 TL ecrimisil bedelinin davalı ... Şirketinden dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine, davalı ... Şirketi yönünden davacının eski hâle getirme bedelinin tazmini isteminin kabulüne, 1.294.676,62 TL eski hâle getirme bedelinin davalı ... Şirketinden dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, 5 19... parsel ve 5 19... parsel sayılı taşınmazlarda davacı adına kayıtlı hisselerin tapu kayıtlarının iptali ile davalı ... Şirketi adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Şirket tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2025 tarih ve 2024/2543 Esas, 2025/122 Karar sayılı kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak davalı şirket yönünden eski hâle getirme masraflarının icra aşamasında değerlendirilmesi gerektiğinden eski hâle getirme taleplerinin kabulü ile yetinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, 5 19... parsel ve 5 19... parsel sayılı taşınmazların 03.11.2021 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda 16/A harfi ile gösterilen 7222,83 m² ve 210/A harfi ile gösterilen 2014,98 m² bölümlerinde toprak alınmak suretiyle oluşan çukurların davalı ... Şirketi tarafından toprak dolgu yapılması suretiyle eski hâle getirilmesine, davacının 651,10 TL ecrimisil alacağının davalı ... Şirketinden dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2025 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 24.04.2025 tarihli ve 2025/1178 Esas, 2025/2221 Karar sayılı ilâmında; davacı vekilinin bir kısım temyiz itirazlarının kabulü ile davalı ... yönünden özellikle 16 parsel sayılı taşınmazda eski hâle getirme suretiyle el atmanın önlenmesine ve payı oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine dair karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur. 2. Bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak davalı ...’ın dava konusu 5 19... parsel ve 5 19... parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olduğu ve diğer paydaş konumunda bulunan davacının muvafakatini almadan, davalı Şirket ile 16 parsel sayılı taşınmaza ilişkin "Kum Tarlası Satış Sözleşmesi" imzalamak suretiyle davalı Şirketin adı geçen taşınmaza müdahale etmesine sebebiyet verdiği dikkate alınarak 5 19... parselde ... yönünden ve dava konusu her iki parselde davalı şirket yönünden eski hale getirme talebinin kabulüne, ecrimisil taleplerinin kısmen kabulüne, harç ve yargılama giderlerinin eski hâle getirme bedelinden davacının payına düşen 309.013,10 TL değer üzerinden hesaplanmasına ve toprak alma eyleminin 5 19... parsel sayılı taşınmazda diğer davalı ... tarafından gerçekleştirilmediğinin sabit olması nedeni ile diğer davalı ... Yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; davalı ... yönünden 210 parselde davanın husumetten red kararının hatalı olduğunu, davalı ...'nin 210 parselde de sorumluluğunun olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yargılama giderleri ve harç hesabı açısından eski hâle getirme bedeli olarak tespit edilen 309.013,10 TL’nin ne şekilde tespit edildiğinin belli olmadığını, hükmün 10... . fıkralarında hatalar olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... Şirketinin vekili; davacının ilk ıslah talebi ile eski hâle getirme bedelini 48.059,00 TL olarak talep etmesine rağmen, ikinci defa ıslah talebinde bulunduğunu, davalı tarafından ikinci defa yapılan ıslaha rıza ve muvafakatlerinin bulunmadığını, davacının gerçek hak sahibi olmadığını, taşınmazları davacının annesi ile teyzesinin fiilen kullandığını, davacının kötüniyetli şekilde dava ikame ettiğini, sözleşme gereği bedellerin ödendiğini, davalı Şirketin üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiği hâlde aleyhine dava ikamesinin haksız olduğunu, davanın bu nedenle reddi gerektiğini ileri sürmüştür. 3. Davalı ... vekili; davacının kötüniyetli olduğunu, fiili kullanım durumunun dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eski hâle getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz karar harcı davacı taraftan tam alındığından harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı temyiz giderinin davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.