Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4101 E. 2026/2661 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4101
Karar No
2026/2661
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2963 E., 2025/1234 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/31 E., 2022/176 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 588. maddesi uyarınca gaiplik ve mal intikali talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...Türkiye genelinde bu kimlik bilgilerine (... oğlu ...) sahip olan ve kadastronun yapıldığı dönemde malik sıfatını haiz olabilecek başkaca bir kimse de olmadığından kayıt malikinin bu kişi olduğu anlaşılmıştır. O hâlde bu kişinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) anlamında gaipliği söz konusu değildir. TMK m.588 hükmü, madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere sağ olup olmadığı bilinmeyen kimselerin malvarlığının akıbetine ilişkindir. Kayıt malikinin ise doğduğu, yaşadığı, nüfusa kayıtlı olduğu yerler, doğum ve ölüm tarihleri ve mirasçıları açıkça bellidir.” gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü yazı cevabında bildirilen ... TC kimlik numaralı kayıt incelendiğinde ise bu kayıtta adı görünen ... oğlu ...'un 1905 yılı doğumlu olduğu görüldüğü, Türkiye genelinde bu kimlik bilgilerine (... oğlu ...) sahip olan ve kadastronun yapıldığı dönemde malik sıfatını haiz olabilecek başkaca bir kimse de olmadığından kayıt malikinin bu kişi olduğu anlaşıldığı, o halde bu kişinin TMK anlamında gaipliği söz konusu olmadığı, TMK m.588 hükmü madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere sağ olup olmadığı bilinmeyen kimselerin malvarlığının akıbetine ilişkin olduğu, kayıt malikinin ise doğduğu, yaşadığı, nüfusa kayıtlı olduğu yerler, doğum ve ölüm tarihleri ve mirasçıları açıkça belli olduğu, bu suretle sübut bulmadığı.” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gaiplik ve mal intikali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince tapu kayıt maliki "... oğlu ...’in" doğduğu, yaşadığı, nüfusa kayıtlı olduğu yerler, doğum ve ölüm tarihleri ve mirasçılarının bulunduğu gerekçesiyle dava reddedilmişse de hükmün yeterli araştırma neticesinde tesis edilmemiş olduğu açıktır. Mahkemece Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında bildirilen ... T.C. kimlik No.lu, 1905 doğumlu, ... oğlu ...’un davaya konu taşınmazla irtibatı kurularak mirasçılarının olduğu belirlenmişse de bu kişinin gaip olduğu ileri sürülen, tapu kayıt maliki "... oğlu ..." olup olmadığının belirlenmesi için tüm mirasçıları gösterecek şekilde (alt ve üstsoy) nüfus aile kayıtları getirtilip, yine taşınmazı bilen, yaşlı ve tarafsız mahalli bilirkişiler tespit edilerek taşınmaz başında keşif yapılarak taşınmazın bilinen en eski tarihinden itibaren kimler tarafından zilyet edildiğinin tespitiyle taşınmazın tapu kayıt maliki ... oğlu ... ile nüfus kaydı tespit edilen ...’un aynı kişi olup olmadığı, taşınmaz maliki olup olmadığı açıklığa kavuşturularak karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4101, K. 2026/2661, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4101-e-2026-2661-k-0afbb7d14f47