Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4088 E. 2026/1982 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4088
Karar No
2026/1982
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2465 E., 2025/916 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/802 E., 2023/475 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'nin, yaptığı vasiyetname ile bir kısım taşınmazlarını davalılara vasiyet ettiğini, Edirne 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli ilâmı ile vasiyetnamenin açılmasına karar verildiğini, vasiyetname ile davacının saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek; vasiyete konu Edirne ili, ... ilçesi, ... Köyü 1 02... parselde kayıtlı taşınmaz ile İstanbul ili, ... ilçesi 10 49... parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tenkis olunan kısmın davacı adına saklı payı oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; muris ile davacı arasında Edirne Aile Mahkemesinin 2013/372 Esas, 2015/282 Karar sayılı ilâmı ile boşanma kararı verildiğini, tarafların bu kararı boşanma yönünden değil sadece tazminat yönünden temyiz ettiklerini, boşanma kararının kesinleştiğini, dosya Yargıtayda iken tarafların murisi ...'nin vefat ettiğini, davacının miras hakkı kalmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının muris ...'nin mirasçısı olmadığını, Edirne Aile Mahkemesinin 2013/372 Esas, 2015/282 Karar sayılı ilâmında ...'nin kusurlu olduğuna hükmedildiğini, dosya temyiz aşamasında iken murisin vefat ettiğini, ayrıca 12.04.2011 tarihinde ... 4. Noterliğinin ... yevmiye numarası ile paylaşmalı mal ayrılığı sözleşmesi imzaladıklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; murisin, davalılar ..., ... ve ... ...'a vasiyet ettiği taşınmazı devrettiği, bu nedenle vasiyetnamenin bu davalılar yönünden ortadan kalktığı anlaşıldığından bu davalılar yönünden davanın reddine, vasiyetnameye konu ve davalılar ... ile ...'ye vasiyet edilen 21 No.lu bağımsız bölüm yönünden ise terekenin araştırıldığı, dava konusu taşınmazın değerinin ve davacının saklı payı ile tenkis oranlarının tespit edildiği, dava konusu taşınmazın sabit tenkis oranında taksiminin mümkün olmadığı, davalıların tercih haklarını para ödeyerek mülkiyetin kendilerinde kalması yönünde kullandığı ve taşınmazın davalılara eşit olarak vasiyet edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.300.000,00 TL'nin 650.000,00 TL'sinin davacı ...'den, 650.000,00 TL'sinin davalı ... Dökmeci'den tercih hakkının kullanıldığı 30.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu olmayan murise ait iki adet araç yönünden de değer tespiti yapılmasına rağmen bu konuda hüküm verilmediğini, b. Murisin mal kaçırmak amacıyla, bir kısım davalılara vasiyet ettiği ...’deki taşınmazı vasiyetten sonra satarak parasını bu davalılara paylaştırdığını, Mahkemece bu taşınmaz ve satış yönünden araştırma yapılmadan karar verildiğini, c. Tercih hakkının kullanıldığı tarih itibariyle tenkise konu taşınmazın değerinin çok düşük belirlendiğini, itirazlarının değerlendirilmediğini, aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Davaya konu vasiyetnamenin davacı ile murisin evlenmesinden önce düzenlendiğini, davacının vasiyetnameyi bilerek evlendiğini, b. Tarafların boşandıklarını, tarafların boşanma ilâmını sadece tazminat yönünden temyiz ettiklerini, bu nedenle davacının miras hakkı bulunmadığını, c. Davacı ile murisin 12.04.2011 tarihinde mal ayrılığı sözleşmesi yaptıklarını, dolayısıyla miras hakkı bulunmadığını, d. Düzenlenen raporların hüküm kurmaya uygun olmadığını, e. Davacının davayı iki kere ıslah ettiğini bu hususun usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; saklı payın tenkisi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4088, K. 2026/1982, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4088-e-2026-1982-k-15cbdd5b6fc1