Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3984 E. 2025/4174 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3984
- Karar No
- 2025/4174
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1292 E., 2025/1179 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/193 E., 2023/32 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; mera olarak tescil edilmek istenen bölgenin kadimden beri mera olduğu iddia edilmesine rağmen kayıtlarda en ufak bir olguya rastlanılmadığını, dava konusu alanda ne bir otun bittiğini ne de hayvancılık faaliyetinin yapıldığını, bir yerin mera olup olmadığı ile ilgili tespitler yapılmaksızın söz konusu alan ile ilgili mera olarak tescil kararının alınmış olduğunu, müvekkilinin madencilik faaliyeti yaptığını ve bunun kamu menfaatini ilgilendirdiğini ve müvekkilinin bu alan üzerinde faaliyetlere başlamadan önce gereken bütün araştırmaları yaptığını ileri sürerek haksız ve hukuki mesnetten yoksun ... İl Mera Komisyonunun 11.03.2016 tarihli ve ... no.lu mera tespit ve tahdit kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada kadastro mahkemesinin görevli olduğunu, kadastro çalışması sonucu taşınmazın tapulama harici bırakıldığını, dava konusu alanın mera vasfında olduğunu, eldeki davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, mera komisyon kararlarına karşı açılan davaların taşınmazın aynına yönelik olduğunu ve davacı tarafın işletme ruhsatının ise tasarrufa yönelik olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Asli müdahil ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili cevap dilekçesinde; dava sonucunun köy tüzel kişiliğini etkileyeceğini, davacının maden işletirken çevre kurallarına uymadığını, davacı iddialarını gerçeği yansıtmadığını ve köyün meraya ihtiyacının bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli ve 2016/193 Esas, 2023/32 Karar sayılı kararındaki "...eldeki davaya yönelik tüm deliller ve belgelerin toplandığı, dosyada bulunan ziraat bilirkişisi raporunda lehine tahsis kararı verilen davalı Köyün, iptali istenen tahsis komisyonu kararında belirtilen meraya ihtiyacının bulunduğu, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ... Köyü Tarım ve Hayvancılık cetveli verileri kullanıldığında 62.330 dekar mera alanına ihtiyaç duyulduğu, ancak mevcut mera varlığının 17.835 dekar olduğu, mevcut hayvan varlığına yetersiz olduğu ve yasalara uygun bir şekilde tahsis kararının verilmiş olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 26.06.2025 tarihli ve 2023/1292 Esas, 2025/1179 Karar sayılı kararındaki "...davacının talebinin ayni değil şahsi hakka dayalı olduğu, şahsi hakka dayalı olarak mera komisyon kararının iptali talebinde davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, dava ehliyetinin dava şartlarından olduğu, aktif dava ehliyetinin bulunmamasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 hükmüne göre sonradan giderilmesi mümkün olan hallerden olmadığı..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenini ilgilendiren dava şartları yönünden yerinde olduğundan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Mera komisyonunun usulüne uygun olarak işlem yapmadığını, 2. Dava konusu bölgenin mera vasfını yitirdiğini, 3. Bu yerin hayvan otlatmaya elverişli olmadığının tespit edildiğini, 4. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 5. Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mera komisyon kararının iptalinin istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz karar harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.