Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3857 E. 2025/5525 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3857
Karar No
2025/5525
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1394 E., 2025/1287 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/537 E., 2023/217 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu mera parselinin sürüp ekilmesi nedeniyle meydana gelen eski hâle iade masraflarının yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayası belirtilen kararı ile; "dava konusu 54 12... parsel (eski 1558 p.) sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 1978 yılında yapıldığı ve taşınmazın 255.300 meterekare yüz ölçümü ile Harman vasfı ile ... köyü tüzel kişiliği adına tespit edildiği, İl Mera Komisyonunun 16/12/2003 tarih ve 166 sayılı kararı ile mera olarak tahsisinin yapıldığı, 2019 yılında yapılan ifraz işlemi sonucunda taşınmazın üç parçaya bölündüğü, 5412/ 84... /86 parselin kamu orta malı vasfıyla sınırlandırıldığı, 5412/85 parselin ise kollektör hattı vasfı ile Maliye Hazinesi adına tespit edildiği, 2009-2010 yıllarında ... tarafından bölgede dere ıslah çalışması ve set yapıldığı, ıslah çalışmaları ve set yapılmasından sonra taşınmazın dereye ve sedde yakın kısımlarında tabandan su çekmesi nedeniyle yer yer bataklık ve sazlıklar oluştuğu ve hayvanların da bundan olumsuz etkilendiği, dosyamız kapsamında dinlenen mahalli bilirkişiler ile ceza dosyası kapsamında dinlenen tanıkların ve İl İdare Kurulunca 3091 sayılı yasa kapsamında beyanları alınan kişilerin benzer nitelikteki beyanlarında, davalılarca döküldüğü iddia olunan hafriyatın bölgeye yakın bir mahalde yapılan ... Hastanesinin kazısından çıkan temiz toprak olup köy muhtarı ve belediye görevlilerinin bilgileri dahilinde bataklık ve sazlık alanlara dökülerek üzerilerinin düzeltildiğini ve temiz toprak dökülmesinin iyi olup köylünün buna bir itirazının olmadığını, ancak davalılarca dökülen hafriyatın dışında kimliğini bilmedikleri başka kişilerce de taşınmaza moloz döküldüğünü, bunun toprağa zarar verdiğini beyan ettikleri, bu suretle taşınmazın müdahalede bulunulduğu iddia olunan kısımlarının evveliyatının mera olduğu anlaşılmakla birlikte bu kısımların davalıların müdahalesinden önce mera vasfını yitirerek bataklık ve sazlık alanlara dönüştüğü, sonrasında davacı Hazinenin taşınmazın bu kısımlarına mera vasfı kazandırmaya yönelik bir çalışmasının olmadığı, davalılarca dökülen hafriyatın temiz toprak olup bu alanların kurutulmasına yönelik olarak muhtar ve belediye görevlilerinin bilgileri dahilinde döküldüğü, davalı ... hakkında yapılan ceza yargılamasında da benzer gerekçelerle beraat kararı verildiği, beraat kararı mahkememiz yönünden bağlayıcı olmasa da, ceza mahkemesinin vakıaya ilişkin değerlendirmesinin hukuk yargılamasında bağlayıcı olduğu” gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: “dava konusu taşınmazın evvelinde 1558 parsel numarası ile kayıtlı olduğu ve 1558 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin Harman olarak yapılmış olduğu ve bu haliyle kesinleşmiş olduğu, dolayısıyla dava konusu taşınmazın kadim mera vasfında olduğundan söz edilemeyecek olması nedeniyle mera vasfının bozulduğundan söz edilemeyeceği gibi alınan fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen yere moloz dökülmüş olduğu ve bu yere davalıların el attığı hususunun dosya kapsamında ispatlanamadığı zira davalı şirketin ... Hastanesi inşaatı için o yerden alınan temiz toprağın dava konusu taşınmazdaki B harfi ile gösterilen yere bırakıldığının belirtildiği, bunun yanı sıra davalı şirketin temiz toprak koyduğu yerin ... çalışması nedeniyle daha önce bataklık ve sazlık alana dönmüş olduğu bu sebeple de temiz toprak dökülmesinin mera vasfını kaybettirdiğinden de söz edilemeyeceği” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bölümlerine davalı şirket tarafından hafriyat döküldüğü, dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarında taşınmazın kadimden beri mera olarak kullanıldığını, ancak hastane inşaatı ile birlikte söz konusu yere hafriyat döküldüğünün beyan edildiği, kadimden beri mera olarak kullanıldığını ve hafriyat dökümü sonrası bu vasfının tahrifata uğradığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mera parselinin eski hale getirilmesine yönelik tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3857, K. 2025/5525, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3857-e-2025-5525-k-76aa2c31a288