Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3601 E. 2026/1070 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3601
- Karar No
- 2026/1070
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2084 E., 2025/976 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/853 E., 2022/29 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 11 48... parsel sayılı taşınmazdaki 11 numaralı bağımsız bölümün müvekkili tarafından dava dışı ... İnşaat A.Ş.’den 25.03.2019 tarihinde satın alındığını, satıştan önce adı geçen Şirketin davalı Banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi gereğince dava konusu taşınmazı teminat olarak gösterdiğini, adı geçen Şirket tarafından müvekkiline kredilerin ödendiğine dair bilginin verildiğini, ayrıca müvekkiline söz konusu borçla ilgisi olmadığına dair yazılı beyanın verildiğini, müvekkilinin güvenerek taşınmazı satın aldığını, müvekkilinin adı geçen Şirket ve davalı ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını, ipotek sebebiyle müvekkilinin mağdur olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin başlatıldığını, davacının taşınmaz üzerindeki ipoteği bildiğini, davalının taşınmazı bu hâliyle devraldığını, iddiaların soyut ve geçersiz olduğunu, dava dışı ... İnşaat A.Ş.’nin davacıya verdiği söz ve vaatlerin müvekkilini bağlamadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli ve 2021/853 Esas, 2022/29 Karar sayılı kararıyla "...dava konusu taşınmaz üzerine konulan ipoteğin 03.01.2017 tarihli olduğu, davacının taşınmazı satın aldığı 25.03.2019 tarihinden önce ipoteğin taşınmaz üzerine konulmuş olduğu, davacının taşınmazı satın aldığı tarih itibariyle tapu kaydının aleniliği ilkesi gereği taşınmaz üzerinde ipotek olduğunu bildiği, ayrıca ipotek lehtarının ipotek tesis edilirken kötü niyetli olduğunun da kanıtlanamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.04.2025 tarihli ve 2022/2084 Esas, 2025/976 Karar sayılı kararında "...davacının ipoteğin fekki istemli dava açtığı, dava dışı yüklenici ... İnşaat A.Ş. ile dava konusu taşınmazın satışına yönelik adi yazılı şekilde 21.03.2018 tarihli taşınmaz satış sözleşmesi yaptığı, taşınmazın tapu kaydında davalı banka lehine 03.01.2017 tarihli ipotek şerhinin bulunduğu, davacının taşınmazı ipotekli olarak 25.03.2019 tarihinde adına tescil ettirdiği, davalı bankanın dava dışı yüklenici aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, adi yazılı şekilde yapılan taşınmaz satış sözleşmesinin tapu şerhinin bulunmadığı, davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin taşınmaz satış sözleşmesi ve tescil tarihinden önceye ait olduğu, ipotek borcunun dava tarihi itibarıyla ödenmemiş olduğu, bu haliyle davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin terkin şartlarının gerçekleşmediği..." gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, 2. Dava dışı ... İnşaat A.Ş. tarafından müvekkiline kredi ödemelerinin yapıldığına dair bilginin verildiğini, 3. Adı geçen Şirket tarafından müvekkiline bu borçla ilişkisi olmadığına yönelik yazının verildiğini, 4. İncelemenin eksik yapıldığını, 5. Müvekkilinin adı geçen Şirket ile davalı arasındaki kredi sözleşmesinden dolayı hiçbir ilgi ve sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ipotek şerhinin terkini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı tüketici harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.