Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3276 E. 2026/956 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3276
Karar No
2026/956
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/929 E., 2024/1277 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/355 E., 2024/12 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu dava konusu bağımsız bölümü ...'e kiraya verdiğini, kiracı ...'in taşınmazı müvekkilinin rızası dışında davalıya 05.06.2022 tarihli geçersiz bir kira sözleşmesiyle kiraladığını, müvekkilinin bu durumu öğrenince ........ olan kira sözleşmesini feshettiğini, aynı zamanda ...ile yapılan sözleşmede alt kira yasağının bulunduğunu, davalı ile arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmayan müvekkilinin ... 2. Noterliğinden davalıya 07.02.2023 tarihli ve 1378 yevmiye numaralı ihtar gönderdiğini, ancak olumlu sonuç alınamadığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesine, 05.06.2022 tarihinden itibaren ecrimisil ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile ... arasında yapılan kira sözleşmesinin alt kira sözleşmesi olmayıp asıl kira sözleşmesi olduğunu, .......... 23.12.2021 tarihinde kira sözleşmesinden 6 ay önce mal sahibi olarak DASK sigortası yaptırdığını, müvekkilinin ...'in malik olmadığını bilme imkânının bulunmadığını, emlakçı ile tüm görüşmelerin ... ile yapıldığını, davacı ile ....’in anne oğul olup iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, alt kira sözleşmesini sona erdirmek için asıl kira sözleşmesinin sona erdirilmesinin muvazaa olduğunu, ... ile müvekkili arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, davaya davalı sıfatı ile dâhil edilmesi gerektiğini, uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklandığı için Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davacının oğlundan hiç kira almadığını, oğlu tarafından yapılan kiralamayı bilmediği iddiasının da doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile ... arasında yapılan kira sözleşmesinde kiralananı başkasına kiraya verebileceğin ilişkin herhangi bir rızai ifadenin bulunmadığı, bu hususta sonradan yetki veya izin verildiğine ilişkin herhangi bir delil de sunulmadığı, tanık beyanları nazara alındığında ilk kira sözleşmesinin muvazaalı olduğuna ilişkin herhangi bir kanaate de varılamadığı anlaşılmakla, dava dışı ... ile davalı arasında yapılan 05.06.2022 tarihli kira sözleşmesinin geçersiz olduğu ve davalının haksız işgalci konumunda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 17 numaralı daireye el atmanın önlenmesine, 13.542,66 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın kayıt maliki davacı ile aralarında yapılan bir kira sözleşmesi olmadığı gibi davalının ... ile yaptığı sözleşmeye davacının onayı olmadığı dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3276, K. 2026/956, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3276-e-2026-956-k-1a03a42401d5