Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3147 E. 2026/971 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3147
Karar No
2026/971
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/758 E., 2025/874 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/211 E., 2024/463 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hissedarı olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 14 17... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının imar uygulaması sonucu okul alanı olarak ayrıldığını, bu alanın bedelinin tazmini için Millî Eğitim Bakanlığı aleyhine Antalya 3. İdare Mahkemesinin 2018/934 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını ve yargılama sonucunda tazminata hükmedildiğini, taşınmazın okul alanı olarak ayrılan kısmının kurum yararına Hazineye devredildiğini, kamulaştırma ve tescil işlemlerinin idare yararına gerçekleştirildiğini, müvekkillerinin dava konusu taşınmaz üzerine inşaat yapmak istediklerini ancak taşınmazda davalının hissesinin bulunması nedeniyle diledikleri şekilde taşınmazdan faydalanamadıklarını ileri sürerek, dava konusu taşınmazda davalıya ait hissenin ifrazı ile ayrı bir parsel numarası verilerek tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinde yer alan düzenleme gereği davacıların ifraz işlemine yönelik taleplerini öncelikle belediyeye yöneltmeleri gerektiğini, bu taleplerine olumsuz yanıt verilmesi hâlinde ise davacıların idari yargıda dava açmaları gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin 31.12.2024 tarihli ve 2024/211 Esas, 2024/463 Karar sayılı kararı ile "... 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 'parselasyon planlarının hazırlanması' başlıklı 18. maddesinin ilk paragrafında; imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili olduğu, sözü edilen yerlerin belediye ve mücavir alanın dışında kalmaları hâlinde ise belirtilen yetkilerin Valilikçe kullanılacağı hükmüne yer verildiği, dava konusu talebin idari bir işlem niteliğinde olduğu..." gerekçesiyle "...davanın yargı yoluna ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.04.2025 tarihli ve 2025/758 Esas, 2025/874 Karar sayılı kararı ile "...istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacılar temyiz dilekçesinde dava dilekçesindeki nedenleri tekrarla; 1. İşlem öncesi bütün koşullar sağlandıktan sonra son işlem mercii olan tapu müdürlüğü tarafından ifraz işleminin yapılmaması hâlinde dava konusu uyuşmazlığın bu yönü ile idari işlem olacağını, 2. İfraz başvurusunun reddi hâlinde ret işlemin iptali davasını kime karşı açacaklarını bilmediklerini, 3. Millî Eğitim Müdürlüğüne müvekkiler adına yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, 4. Mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, 5. Dava konusu talep yönünden idari bir işleme gerek dâhi olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3147, K. 2026/971, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3147-e-2026-971-k-bafcb2dbe038