Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3117 E. 2026/858 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3117
- Karar No
- 2026/858
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2014 E., 2025/868 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/5 E., 2020/306 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin miktar itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın evveliyatı olan 620 sayılı parselin davacı tarafça Millî Emlak Müdürlüğünden satın alındığını, satış işlemi yapılırken sadece 288 metre alanın yolda kaldığının belirtildiğini, gerekli imar ve ifraz işlemlerinin yapılması için davacının vekâlet verdiğini, ... Belediyesi tarafından alınan encümen kararı ile parselin 2226 metre kısmının bedelsiz olarak dereye terk edildiğini, davacı tarafından verilen vekâletnamede böyle bir yetki olmadığını, davacının parasını ödeyerek satın aldığı kısım ile ilgili bedelsiz terk yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek; davacıya ait eski 620 parselden "bedelsiz dereye terk" ettirilen 2236 m²'lik alanın davacı adına tesciline, bunun mümkün olmaması hâlinde bu kısmın rayiç bedelinin tespit edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parselin Maliye Hazinesi adına tescilli olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından verilen vekâletnameye istinaden işlem yapıldığını, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Mâliye Hazinesi davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; 620 parsel sayılı taşınmazın 19.03.2014 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun gereği davacıya satıldığı, ... Belediye Başkanlığının 04.02.2016 tarihli 97 numaralı encümen kararıyla 280,60 m² 'lik kısmın yola, 2236,13 m²'lik kısmın dere alanına bedelsiz olarak terk edildiği, kalan bölümün ikiye ayrıldığı ve 11 95... sayılı parseller olarak davacı adına tescil edildiği, bilirkişi raporundan A harfi ile gösterilen kısmın dere yatağı, aradaki diğer kısmın da dere taşkın alanında kaldığının anlaşıldığı, davaya konu edilen kısmın özel mülkiyete konu edilemeyecek yerlerden olduğu ve davacı tarafça bedelsiz terkin hususunda vekâletname ile yetki verildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporu ile dere taşkın alanında kalan dava konusu kısmın davacıya satıldığının sabit olduğunu, dere taşkın yatağının özel mülkiyete konu olabileceğini, sadece inşaat yasağı bulunduğunu, 2. Davacı tarafından verilen vekâletnamede terkin işlemi için yetki verilmediğini, 3. Belediye tarafından ifraz işlemi ile ilgili olarak alınan 97 No.lu kararın, 657 sayılı kararla iptal edildiğini ve parselin eski hâle dönüştürülmesine karar verildiğini, ancak Kadastro Müdürlüğünün işlem yapamaması sebebiyle, yine encümen kararı ile bu sefer 657 sayılı kararın iptal edildiğini, 4. Sonuç olarak taşınmazın dere alanında kalan kısmı özel mülkiyete tâbi olabilecek nitelikte olduğundan, Millî Emlak Müdürlüğünce bir bütün olarak davacıya satıldığını, vekâletnamede terkin yetkisi bulunmadığını, tüm bu nedenlerle temyiz taleplerinin kabulü ile hükmün bozulmasınıa karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; imar uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.