Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2606 E. 2026/1543 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2606
- Karar No
- 2026/1543
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3153 E., 2025/764 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/321 E., 2024/272 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmazsa bedel talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “08.09.2006 tarihli sözleşmenin 2. maddesine göre işin müelliflerde kaldığı süreler toplamının 3 yılı aşamayacağının, süresi içinde bir şey elde edilememişse tarafların muvafakatı ile sözleşmenin feshedilmiş sayılacağının düzenlendiği, taraflar arasındaki 28.12.2009 tarihli sözleşmenin 9. maddesinde sözleşmenin imar planının onaylanması, imar parsellerinin kişisel tapularının alınması halinde geçerli olacağının, aksi takdirde hükümsüz kalacağının düzenlendiği, davacılar murisinin sözleşme kapsamında işe başlamış olduğu, ancak sözleşmeye konu taşınmazın imarlı arsaya dönüştürülmesi işinin henüz tamamlanmadan 2009 yılında davacının serbest şehircilik bürosunun kapatılmış olduğu, daha sonra ilgili kurumlarca dava dışı şehir plancısı ... tarafından verilen uygulama imar planının onaylanmış olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede işlemlerin tamamlanmaması halinde devirlere ilişkin maddelerin uygulanmayacağına yönelik maddenin olduğu, sözleşme ve düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadine konu işlemlerin süresinde ve gereği gibi yerine getirilmediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacının tescil isteğinin dayanağını oluşturan 15.11.2006 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi noterde usulüne uygun olarak düzenlenmiş olup geçerlidir. Taraflarca, Satış Vaadi Sözleşmesi ve 28.12.2009 tarihli sözleşme hükümlerine göre dava konusu taşınmazın da arasında bulunduğu taşınmazların şehir plancısı ... tarafından hazırlanacak imar plan değişiklik teklifinin onaylanması, imar parsellerinin kişisel tapularının alınması halinde dava konusu taşınmazın devrine ilişkin vaadin geçerli olacağı, aksi takdirde hükümsüz kalacağı hususu kararlaştırılmıştır. Dava konusu taşınmazın vasfının arsa olarak değiştirilmesi için davacıların murisi ... tarafından hazırlanan plan değişikliği teklifi, dosya içerisinde onaylı sureti bulunan Muğla Belediye Başkanlığı'nın 06.11.2009 tarihli 140 sayılı kararı ile reddedilmiş, bilahare dava dışı şehir plancısı ... tarafından hazırlanmış olan uygulama imar plan değişikliği teklifi Menteşe Belediye Başkanlığı'nın 02.04.2010 tarihli, 80 sayılı Meclis Kararı ile onaylanmış ve taşınmazın cins değişikliği yapılmış olup, taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesi ve 28.12.2009 tarihli sözleşme hükümlerince edimini belirlenen sürede tamamlayamayan davacıların murisi yönünden taşınmazın mülkiyetini talep etme hakkı doğmadığı” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddilarını tekrarla ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmazsa bedel talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.