Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2372 E. 2025/5270 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2372
- Karar No
- 2025/5270
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/227 E., 2025/404 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/169 E., 2020/201 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmasız olarak, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ...Ş. vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait dava konusu taşınmazı davalının akdi ve yasal nedene dayalı olmaksızın 2007 yılından beri otopark olarak kullanıldığını belirterek el atmanın önlenmesini ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5 yıllık 8.905.535,99 TL ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu parselde haksız işgalci olmadığını, davaya konu 10 parselin davalının intifa hakkı sahibi olduğu 6, 8 ve 9 parsellere komşu olduğunu, ancak üzerindeki yapılar nedeniyle protokol kapsamı dışında tutulduğunu, taşınmaz üzerindeki trafo ve yönetim birimlerinin taşınması sonrası tahsis yapılması konusunda mutabakata varıldığını, 10 parselin Haliç kıyısında yer alıp yapılaşmanın mümkün olmadığı açık bir arazi olduğunu, yeşil alan statüsünde olup boş durduğunu, bu nedenle Üniversite personeli, öğrenci veya kampüse ve müze alanına gelen üçüncü şahıslar tarafından araçların park edildiği bir yer hâline geldiğini, talep edilen ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2020 tarih ve 2019/169 Esas, 2020/201 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın oto araç çizgileri çizilerek, çevre-peyzaj düzenlemesi yapılmak suretiyle ve çevresi tamamen davalı Üniversite tarafından tel örgüyle çevrilerek araç parkı yapıldığı, aynı alanın bitişiğinde bulunan Üniversiteye ait otoparkla bir bütünlük arz ettiği, bölgeye geçişin bariyerle güvenlik noktasından yapıldığı, taşınmazın alt tarafında Üniversitenin kullanımında bulunan alana da, dava konusu taşınmazdan geçilerek gidilebildiği, başka bir geçiş alanı bulunmadığı, davalının bilgisi haricinde dışarıdan gelen araçların ya da Üniversite personeli ve öğrencilerin bu alanı kullanamayacağı, zaten dava konusu yerin otopark olarak düzenlendiğinden davalı tarafın bu bölgeyi kullanmadıkları ya da otopark ücreti alınmadığı yönündeki beyanlarının da görülen fiili duruma aykırı olduğu, davacıya ait taşınmazın herhangi bir akdi sözleşme ya da işleme dayanmadan davalı tarafça haksız olarak işgal edildiği, yargılama sırasında davacı tarafın el atmanın önlenmesi isteminin konusuz kaldığının bildirildiği gerekçesiyle bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne, toplam 4.505.529,84 TL’nin her dönem tahakkuk tarihi itibari ile hesaplanacak kademeli yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli kararı ile dava konusu 3 73... parsel sayılı ve 7.500 m² alanlı arsa vasıflı taşınmazın 12.02.2004 tarihli ifraz işlemi edinme sebebi ile davacı ...'a ait olduğu, davalı tarafın kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen 01.05.2004 tarihli protokol ile dava konusu 10 parsele komşu 6, 8 ve 9 parsellerin intifa hakkının 20 yıl süre ile davalı Üniversiteye verildiği, mahallinde icra edilen keşifler, keşif sorası düzenlenen bilirkişi raporları ile davaya konu 10 parselin asfaltla kaplı kısmının otopark kullanımına uygun olarak düzenlendiği, araç park yerlerinin boya ile belirlendiği, bu alanın 4.822,53 m² olduğu, bakiye alanın yol+kaldırım, yeşil alan, davacı tarafa ait binaların bulunduğu alan olduğu; komşu 9 No.lu parsele geçişin 10 No.lu parselden sağlandığı, dava konusu parsele davalıya ait turnikelerden girilip çıkılabildiği, bu hâliyle davalı tarafın davacıya ait 10 No.lu parsele el attığının sabit olduğu, davacı vekilinin 22.10.2019 tarihli duruşmada el atma isteği yönünden davanın konusuz kaldığını bildirdiği, İlk Derece Mahkemesinde 27.04.2017 tarihli keşif ve yapılan keşif sonrası düzenlenen 01.06.2017 tarihli bilirkişi raporu nazara alındığında el atmaya ön inceleme aşamasından sonra tahkikat aşamasında son verildiği, akdi ilişki içine girmeden taşınmazı kullanan davalının fuzuli şagil sayılarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulü ile el atma isteği yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve davalı tarafın yargılama giderleri ve buna dâhil olan vekâlet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği; davacı tarafın ecrimisil isteğine gelince, davacı vekili dava dilekçesinde dava tarihinden geriye dönük beş yıllık 8.905.535,99 TL ecrimisil isteğinde bulunmuşsa da bilahare talebini daraltmak suretiyle 4.505.529,84 TL ecrimisil bedeli üzerinden harç ikmali yaptığı, bilirkişi raporu ve ek rapor yöntemine uygun olarak düzenlenmiş olup denetime uygun olduğu, hâl böyle olunca; davacı tarafın istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm tesisine, el atmanın önlenmesi yönünden konusuz kalan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, ecrimisil davası yönünden davanın kısmen kabulü ile toplam 1.421.434,20 TL ecrimisilin her dönem tahakkuk tarihi itibari ile hesaplanacak kademeli yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava dilekçesinde el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep ettiği, 22.10.2019 tarihli celsede, dava konusu taşınmaza el atmanın dava açtıklarında son bulduğunu, taleplerinin konusuz kaldığını bu nedenle el atma yönünden harç ikmali yapmadıklarını belirttiği, daha sonra 05.11.2019 tarihli dilekçe ile vekil olarak feragat yetkilerinin bulunmadığını, el atılan parselin davalı tarafından çitle çevrildiğini, bu durumda davacıya teslim edilmediği anlaşıldığından el atmanın önlenmesi taleplerinin devam ettiğini belirttiği, istinaf ve temyiz dilekçesinde de bu hususu dile getirdiği, Mahkemece, bu beyandan sonra keşif sırasında el atmanın sona erdiğine dair bir gözlem yapılmadığı, bilirkişi raporunda ise, dava konusu taşınmaza ancak davalı üniversitenin giriş çıkış turnikelerinden girilebileceğini, taşınmaz üzerinde bulunan depo, yol ve kaldırım haricinde kalan yerlerin etrafının tel çitle çevrili olduğu belirtildiği, hâl böyle olunca, Mahkemece bu hususta tereddüt oluşturmayacak şekilde tespit yapılması gerekirken davacı vekilinin beyanıyla yetinilerek el atmanın önlenmesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru görülmediği, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise, dava konusu taşınmaz arsa vasfında olmasına karşın bilirkişiler tarafından taşınmazın bu niteliği gözetilmeksizin davalı tarafından otopark olarak işletilmesi gözönüne alınarak birbirinden farklı ecrimisil miktarları belirlendiği, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde; öncelikle taraflardan emsal göstermeleri istenmek suretiyle benzer yerlerin kira sözleşmeleri getirtilmesi, sonrasında bilirkişi kurulu ile birlikte davaya konu taşınmaz ve emsallerin incelenmesi, taraflar arasında komşu parsellere yönelik tahsis işlemi de gözetilerek taşınmazın büyüklüğü ve çevre özellikleri de nazara alınarak dava konusu ilk dönemde arsa olarak serbest koşullarda getirebileceği kira parası rayice göre belirlenmesi, sonraki dönemler için ise, ilk dönem için belirlenen miktara TÜİK tarafından yayımlanan ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşuluyla ecrimisil hesabı yapılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 3 73... parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğu, davalı tarafın kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, Yargıtay bozma ilâmı sonrası yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazın davalıya ait otopark bağlantı yolunun dava konusu 10 parsel üzerinden olduğu, ana giriş kapısı ve bariyerlerin bulunduğu yerin 10 parselde kaldığı, kenar bariyerlerinin iki yönlü olarak davalı üniversite tarafından konulduğu, girişte iki adet turnike ve bir adet turnikesiz alandan giriş yapılabildiği, 10 parsel üzerindeki yangın hidrantının davalı üniversite kullanımında olduğu, otopark olarak düzenlenen kısmın zeminin hâlen asfalt kaplı olduğu, otopark olarak kullanıma son verilmiş ise de el atma sonucu dava konusu taşınmazda oluşan değişikliğin devam ettiği, el atmaya son verildiğinden söz edilemeyeceği, 7.500 m² alanlı 10 parselin 6.110,30 m² alanının hâlen davalının kullanımında olduğu, bu alanın dava tarihi itibarıyla değerinin 54.992.700,00 TL olduğu; davalı tarafın kullanımında olan yer için Yargıtay bozma ilâmı sonrası yeniden oluşturulan heyet ile yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın arsa vasfı gözetilerek yapılan değerlendirmeye göre ecrimisil bedelinin hesaplandığı gerekçesiyle dava konusu taşınmazın 6.110,30 m²'lik alanına yönelik el atmanın önlenmesine, 18.08.2011 - 18.08.2016 tarihleri arası için hesaplanan 1.201.302,05 TL ecrimisil bedelinin taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ecrimisil hesabının dava konusu taşınmazın tamamı üzerinden yapılması gerektiğini, Mahkemece tespit edilen ecrimisil miktarının düşük kaldığını, gerçek kira bedelini yansıtmadığını, yeniden hesaplanması gerektiğini, taşınmazın ticari amaçlı kullanılması nedeniyle ecrimisilin kullanım amacına göre belirlenmesi gerektiğini, ecrimisil bedeline asfalt kaldırma gibi eski hâle getirme bedelinin de eklenmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde; husumet itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, taşınmazın üzerindeki otoparkın "... ve ... Ltd. Şti." tarafından işletildiğini, husumetin o şirkete yöneltilmesi gerektiğini, davacının dosyada 3 ayrı harç ikmalinde bulunduğunu, ecrimisil bu ödeme tarihlerine göre belirlenmesi gerektiğini, bozma ilâmı yerine getirilmeden karar verildiğini, dava konusu taşınmazın Haliç kıyısında bulunduğunu ve üzerinde yapılaşmanın mümkün olmadığını, rapordaki emsallerin dosyaya emsal alınamayacağını, müvekkilinin taşınmazda kullanımının bulunmadığını, davacının el atmanın devam ettiğini ispatlayamadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, davalı Üniversite harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.