Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2074 E. 2026/611 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2074
Karar No
2026/611
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/265 E., 2025/587 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/64 E., 2024/654 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.02.1970 tarihinde davalıların murisi ... ile davacının yaşı küçük olduğundan velisi (anne-baba) arasında satış sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme ile 3 52... parsel sayılı taşınmazda kök muris ...’den ...’ye intikal edecek miras payının davacıya satıldığını, dava konusu yerin ...’e ait payın yarısı olduğunu, taşınmazı satış tarihinden bugüne kadar kendi yerine ek olarak davacının kullandığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazda davalılar murisi ...’ye düşen miras payının yarısının tapu kaydı iptal edilerek davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunduklarını, resmi şeklin geçerlilik şartı olduğunu, davacı yanın satış bedelini ödediğini ispatlayamadığını ayrıca taşınmazın zilyedi de olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; harici satım sözleşmesinin hukuken geçersiz bir sözleşme niteliğinde olduğu, davacıya ayni hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “sözleşmenin yapıldığı 13.02.1970 tarihinde davacının annesi .... sağ olduğundan davacının tapu maliki olan ... mirasçısı olmadığı, yani sözleşme yapıldığı tarih itibarıyla mirasçılar arasında imzalanmadığından resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu, davacının TMK 677 ve devamı maddelerine dayanarak tapu iptal ve tescil istemli dava açamayacağı, davacı yemin deliline dayanmışsa da sözleşmenin tarafı olan ... ölü olduğundan ve resmi şekilde yapılmayan tapu devir sözleşmesi her halde geçersiz olacağından davacı tarafa yemin delilinin hatırlatılmamasının hükmün esasına etkisi olmayacağı” gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın dedesi ...'den dayısı ...'ye kalan bölümünün yine mirasçı olan annesi tarafından “Gayrimenkul Satış Senedi” sözleşmesi ile satın alındığını, satım tarihinden bugüne kadar kendi hissesine ek olarak kullandığını, b. Mahkemece sözleşmenin içeriği ve amacının değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, sözleşmenin mirasçılar arasında yapıldığını, TMK m 677 uyarınca geçerli olup tescil hakkı verdiğini, harici satış olarak nitelendirmenin hatalı olduğunu, c. Yemin delilinin dosyayı aydınlatmak adına önemli bir delil olmasına rağmen dinlenilmediğini, taşınmazın satıştan itibaren davacı tarafından kullanıldığını, itiraz olmadığını, bu durumun sözleşmenin varlığını ispatlamasına rağmen yemin delilinin yok sayıldığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, miras payının devri nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2074, K. 2026/611, T. 05.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-2074-e-2026-611-k-01818af345b8