Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1837 E. 2025/2389 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1837
- Karar No
- 2025/2389
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1864 E., 2024/640 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/293 E., 2021/512 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Bitlis ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 313 ada 10 parselde bulunan A blok 21 No.lu bağımsız bölümlü taşınmazın dava dışı müteahhit adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini; ancak davaya konu taşınmaz üzerinde işbu davanın davalısı olan Banka lehine 1.5000.000,00 TL ipotek tesis edilmiş olduğunu, bu sebepten adlarına tescil yaptıramadıklarını belirterek taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davalı Banka tarafından dava dışı ...’a kullandırılan ticari kredi nedeniyle Bitlis ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 313 ada 10 parselde kayıtlı A blok 21 No.lu bağımsız bölüm üzerine ... Bankası A.Ş. lehine 1. dereceden 1.500.000,00 TL bedelli 26.03.2019 tarih ve 662 yevmiye numarası ile ipotek tesis edildiğini, dava dışı ...’ın Banka nezdindeki riski halen devam etmekte olup, işbu dava ile davalı Banka lehine tesis edilen ipoteğin fekkinin talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira; davacının, dava dışı ... ile yapmış bulunduğunu iddia ettiği ön ödemeli konut satış sözleşmesi davalı Bankanın bilgisi dışında olduğunu, davacının dava konusu taşınmaz üzerindeki Bankamız lehine tesis edilen ipoteğin fekkini talep etmesinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı müteahhitle taşınmaz satışına ilişkin yapmış olduğu adi yazılı sözleşme tarihini her ne kadar 29.01.2018 olsa da bu sözleşmenin davalı Bankanın bilgisi dahilinde gerçekleştiğine yönelik dosya kapsamında bilgi, belge ve delil bulunmadığı, yine bu ön ödemeli gayrimenkul satış sözleşmesinin herhangi bir şekilde tapuya şerh düşülmediği, Bankanın davaya konu ipoteği tesis ederken kötüniyetli olduğuna dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydında Bankanın iyiniyetini ortadan kaldıracak nitelikte herhangi bir şerh bulunmadığı, taraflarca her zaman düzenlenmesi mümkün bulunan adi yazılı satış sözleşmesinin davalı Banka tarafından bilinmesinin beklenemeyeceği, ipoteğin tesisi anında bu hususun bilindiğini iddia eden tarafça bunun ispat edilmesi gerektiği, tapu sicilinin aleniliği ilkesi ve TMK'nın 1023. maddesinde sözü edilen iyiniyet kuralı uyarınca lehine ipotek tesis edilen davalı Bankanın aksi ispatlanamayan iyiniyetinin varlığının kabul edilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ipoteği tesis eden Bankanın iyiniyetli olmadığını, davalı Bankanın ipotek şerhi yolsuz olarak tescil edilmiş olup kaldırılmasının gerektiğini belirterek kararın bozularak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.