Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1738 E. 2025/4990 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1738
Karar No
2025/4990
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2145 E., 2025/291 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/206 E., 2023/431 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yaklaşık 50 yıl önce malik ...'in 65 sayılı parseldeki hissesini haricen satın aldığını ve uzun zamandır nizasız fasılasız kullanmaya devam ettiğini, taşınmazda davacının kullandığı alanın diğer hissedarlara ait kısımdan bağımsız olduğunu, ...'in 1976 yılında öldüğünü belirterek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/2 hükmü gereğince tapu iptali ve tescil talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ...,...ve ... cevap dilekçesinde; taşınmazın annelerinden kendilerine kaldığını, davacının taşınmazı kullanması karşılığında hiçbir kullanım bedeli ödemediğini, dava konusu taşınmaz üzerinde tarım yapmak ya da yapılaşma ihtiyacı duymamış olmalarının kendilerine ait olmadığı anlamına gelmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın iddialarının aksine dava konusu taşınmazın anneleri tarafından 30 yıllığına kiraya verildiğini, kira süresi bitmesine rağmen işgal etmeye devam ettiğini, iddia edilen harici satışın geçersiz olduğunu, taşınmazın elli yıldır kullanıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 65 parsel sayılı taşınmazın 20/80 hissesinin 25.03.1975 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmaları neticesinde ... adına tespit edildiği, tapu kayıt maliki ... kızı ....'in 25.04.1976 tarihinde öldüğü, tapuda mirasçılara intikal işleminin yapılmadığı, davacının dava konusu yeri ...'ten haricen satın aldığına dair yazılı bir belge sunmadığı gibi tanık beyanlarıyla da ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen davacı tanıklarının dava konusu edilen taşınmazı davacının eşi ...'ın satın aldığını ve 35-40 yıldır onun kullandığını beyan ettikleri, dava tarihi itibari ile davacının eşi ...'ın sağ olduğu, taşınmazda davacının malik sıfatı ile en az 20 yıl zilyetliğinin bulunmadığı, ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafından malik sıfatı ile zilyetliğin ispatlanamadığı, dava değerinin 949.554,60 TL olduğu, kendisini vekille temsil ettiren davalılar ..., ... ve ...'ün toplam 652/4480 miras hisseleri uyarınca bahsi geçen davalılar yönünden dava değerinin 138.194,10 TL olduğu, Mahkemece bu değer üzerinden davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken taşınmazın tamamının değeri üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ...'e verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların kira savunması her ne kadar doğru değil ise de davacının kullanımını kabul ettiğini, davacının aynı zamanda 1/4 hisse sahibi olduğunu, taşınmazda davacının eşinin çalışmasının normal olduğunu, davacının araziyi eşinin bedensel katkısı ile kullandığını, davacının zilyet olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde yer alan "maliki 20 yıl önce ölmüş" hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1738, K. 2025/4990, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-1738-e-2025-4990-k-2b7c5dcb8ff7