Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1532 E. 2025/5575 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1532
- Karar No
- 2025/5575
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/510 E., 2025/109 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ulukışla Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/79 E., 2022/352 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı müteahhit ile aralarındaki 06.07.2014 tarihli sözlü anlaşma ile davaya konu 41 numaralı bağımsız bölümün 145.000,00 TL ile davacılara satılması hususunda anlaştıklarını, davalı tarafa 06.07.2015, 14.07.2015, 10.11.20 15... .10.2016 tarihinde olmak üzere toplamda 145.000,00 TL ödeme yapıldığını, taşınmazın davacılar tarafından kullanıldığını, aboneliklerin davacı ... adına kayıtlı olduğunu, davalı tarafından 16.10.2015 tarihinde davacıya gönderilen ihtarname ile sözleşme ilişkisinin doğrulandığını ileri sürerek davaya konu taşınmazın davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olmadığını, davalı ... ile sözlü anlaşma yapıldığını, ancak daire teslim edilmesine rağmen davacı tarafından taşınmaz bedelinin süresinde ödemediğini, bunun üzerine davacıya gönderilen ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, davacının tescil hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki anlaşmanın varlığı, anlaşmanın hangi bedel üzerinden yapıldığı ve dava konusu konutun kim tarafından kullanıldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, sunulan dekontlar incelendiğinde davacı ... hesabından ya da onun isminin açıklaması davalıya 145.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından 16.10.2015 tarihinde bedelin süresinde ödenmediğinden taşınmazın tahliyesi yönünde ihtarname çekilmesine karşın dava tarihine kadar yaklaşık 7 yıllık süreçte herhangi bir hukuki yola başvurulmadığı ve konutun halen davacıların kullanımında olduğu, Türk Medeni Kanun'un 2. maddesi gözetilerek davacı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davacı ... ile anlaşma yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça taraflar arasında sözlü anlaşma yapıldığı hususunun inkar edilmemiş ve bilakis cevap dilekçesinde bu hususun doğrulandığı, yine davalı tarafça bedele karşı da herhangi bir itirazda bulunulmadığı, taşınmazın davacıların kullanımında olduğu, ödeme belgelerinden de davacılar tarafından 145.000,00 TL bedelin tamamının ödendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin sözlü olması nedeniyle geçersiz kabul edilmesi gerektiğine yönelik savunmanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağı, İlk Derece Mahkemesi tarafından eldeki davanın davacı ... lehine kabul edilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz bedeline yönelik kabulün olmadığını, mahkemece sözleşme tarihinde taşınmaz bedeline ilişkin araştırma yapılması gerektiğini, ödemezlik definde bulunulduğunu fakat Mahkemece dikkate alınmadığını, arsa sahiplerinin davaya dahil edilmesi gerektiğini, tüketici mahkemesinin görevli olmadığını, dava tarihinde belirlenen bedele göre karar ve ilâm harcının alınmasının, vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yapsatçıdan sözlü anlaşma ile alınan taşınmaza ilişkin tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.