Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1425 E. 2025/4966 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1425
- Karar No
- 2025/4966
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1628 E., 2024/1398 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/174 E., 2023/138 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı ... İnşaat Şirketi yüklenici firması arasında 18.12.2014 tarihinde satış sözleşmesinin yapıldığını, satış sözleşmesinin konusunun yüklenicinin .... mevkiinde yapmakta olduğu inşaatın 7 ve 10. katlarında güney-doğu ve güney-batı cephesindeki 4 dairenin satışı ve buna karşılık yüklenici tarafından ... Plaza 11. Kat 42 No.lu dubleks büronun teminat olarak davacının aralarındaki güven ilişkisi gereği gösterdiği kişiye devri olduğunu, 30.10.2017 tarihinde sözleşme gereğince davacıya teslim etmesi gereken dairelerin anahtarlarını teslim etmediğini, davalının kendisine güvenerek devredilen dava konusu taşınmazın tapusunu alıcıya devretmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dayanağı sözleşmenin harici satış sözleşmesi olduğunu, inanç sözleşmesinin unsurlarını içermediğini, satış sözleşmesinin davacı ile yüklenici firma arasında gerçekleştiğini, yüklenici tarafından teminat olarak taşınmazların verilmesinin kararlaştırıldığını, tapu resmî senedinden de dava konusu taşınmazın satıcı ...'a vekâleten ... .... tarafından ...'e 215.200,00 TL bedelle satıldığının anlaşıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Fer'i müdâhil ....Bankası A.Ş. vekili özetle; davalının bankanın borçlusu olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bankanın ipoteğinin bulunduğunu, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle bankanın alacağına kavuşamadığını, bu nedenle mahkemenin dosyasında borçlu davalı yanında fer'i müdahale talep ettiklerini belirterek müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ispat edildiği gerekçesiyle kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dosyaya kazandırılan satış sözleşmesine konu dört adet bağımsız bölümün tapu kayıtlarının incelenmesinde yüklenici firmanın edimini yerine getirmediği anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka bir aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; satış sözleşmesinin inanç sözleşmesinin unsurlarını taşımadığını, davacı yurtdışında olduğunu ileri sürerek devir işlemi yapamadığını iddia etse de vekâletname vererek devir işlemi yaptırabileceğini, bu hususun da dava konusu devrin inançlı işleme dayalı olmadığını gösterdiğini, davalının satış sözleşmesine yalnızca şahit olarak imza attığını, dava konusu taşınmazın cevap dilekçesinde belirtilen 2 03... parsel sayılı taşınmazın karşılığı olduğunu, dava dışı yüklenicinin edimlerini yerine getirip getirmediğinin araştırılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.