Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1349 E. 2025/5041 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1349
- Karar No
- 2025/5041
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1591 E., 2024/1952 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/47 E., 2019/314 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi ...’ın 09.01.2018 tarihinde yaptığı düzenleme şeklindeki mirastan feragat sözleşmesi ile 18 25... parsel sayılı taşınmazı müvekkiline bırakması karşılığında müvekkilinin diğer mirasçılar lehine murisin terekesine dâhil olacak tüm mirasından feragat ettiğini, bu doğrultuda müvekkilinin muayyen mal karşılığında imzaladığı mirastan feragat sözleşmesinin tenfizini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. III. YARGILAMA AŞAMALARI 1. Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2019 tarihli ve 2019/47 Esas, 2019/314 Karar sayılı kararındaki "...sözleşme konusu muayyen malın henüz murisin terekesine intikal etmemiş olduğu, terekeye dâhil olması beklenen muayyen mal hakkındaki vasiyetin vasiyeti tenfiz memuru tayini suretiyle infaz edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının dava açmakta hukuki yararının mevcut olmadığı..." gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. 2. Karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli ve 2019/47 Esas, 2019/314 Karar sayılı kararındaki "...500,00 TL istinaf avansı yatırılması için muhtıra düzenlenerek davacıya muhtıranın 07.11.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen istinaf avansının yasal süresi içerisinde yatırılmadığı..." gerekçesiyle başvurunun yapılmamış sayılmasına dair ek karar verilmiştir.
3. Ek karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli ve 2019/47 Esas, 2019/314 Karar sayılı kararındaki "...davacıya yapılan ek karara yönelik tebligatın usulüne uygun olduğu, kesinleşme işlemlerinde yasal sürenin beklenildiği, bu süre içerisinde ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru olmadığından kararın 21.12.2022 tarihinde kesinleştirildiği..." gerekçesiyle davacının başvurusunun reddine dair ek karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 31.12.2024 tarihli ve 2023/1591 Esas, 2024/1952 Karar sayılı kararındaki "...davaya konu mirastan feragat sözleşmesinin içerik itibariyle aynı zamanda bir vasiyetname olarak kabulünün mümkün olmadığı, zira mirasbırakanın dava konusu mirastan feragat sözleşmesindeki beyanında ölüme bağlı bir tasarrufunun bulunmadığı, dava konusu taşınmazın hâlihazırda dava dışı TOKİ adına kayıtlı olup murisin terekesine henüz girmiş olmadığı, davacının eldeki vasiyetnamenin tenfizi davasını açmakta herhangi bir hukuki yararının bulunmadığı, ortada tenfiz edilebilecek bir vasiyetname söz konusu olmadığı gibi feragat sözleşmesine konu mirasbırakanın terekesine dâhil olmuş olan bir taşınmazın da mevcut olmadığı..." gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; 1. İlk Derece Mahkemesince davanın nitelendirmesinde hataya düşüldüğünü, 2. Bunun gibi Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin de doğru olmadığını, 3. Mirastan feragat sözleşmesinin açılıp okunması konusunda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda herhangi bir hükmün bulunmadığını, 4. Bu nedenle vasiyetnameye ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanmasının gerektiğini, 5. Dava konusu taşınmazın zilyetliğinin kendisine devredildiğini, 6. Mirastan feragat sözleşmesinin tenfizinin mümkün olduğunu, 7. Murisin iradesinin ayakta tutulmasının gerektiğini, 8. Muayyen malın kendiliğinden intikal etmeyeceğini, 9. Tescilin mümkün olmaması hâlinde tespit kararının verilmesinin gerektiğini, 10. Eldeki davanın açılmasında hukuki yararın bulunduğunu, 11. İncelemenin eksik yapıldığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.