Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/121 E. 2025/3437 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/121
- Karar No
- 2025/3437
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2520 E., 2024/3151 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/180 E., 2024/239 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, 30.12.2015 tarihinde 2691 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 15 numaralı bağımsız bölümü birlikte satın aldıklarını, dubleks olan dairenin alt katında müvekkilin, üst katında ise davalının oturacağına dair şifahen anlaştıklarını, müvekkilin davalı ile anlaşmaları doğrultusunda dava konusu taşınmazın alt katına tadilatlar yaptırdığını, davalının ise üst kata eşyalarını yerleştiğini, davalının baskı yaparak müvekkilini evden çıkardığını tekrar eve almadığını, müvekkilinin mağdur olduğunu, davalıya ihtarname tebliğ ettiğini ancak davalının kira ödemediği gibi taşınmazın tamamını kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek dava konusu 2691 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 15 numaralı bağımsız bölüme müvekkilin hissesi oranında müdahalenin men'ine karar verilmesini, müvekkilin hissesi oranında son beş yılın ecrimisil bedelinin tespiti ile (tespite kadar şimdilik 100,00 TL) tespit edilecek toplam bedelin mevduatlara uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte müvekkile ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz için davacı ile arasında fiili taksim yapılmadığını, davacının yaptırdığı tadilatlar için kendisinden izin almadığını, davacının tüm iddialarının asılsız ve soyut olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı dava dilekçesinde davalı ile dava konusu taşınmazda paydaş olduklarını, tarafların anlaşmak sureti ile kendi aralarında fiili taksim yapmış olmalarına rağmen davalının kendisine ait kısmı kullandırmadığını belirterek taşınmaza vaki müdahalesinin önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunduğu, davalı ise davacının iddialarını kabul etmediğini, aralarında taksim bulunmadığını, davacının rızası dahilinde taşınmazı kullandığını belirttiği, Mahkemece dinlenen davacı tanıkları taraflar arasında fiili taksim olduğunu, davalının davacıyı eve kabul etmediğini beyan ettiği (özellikle aynı olaya ilişkin açılan 2021/69 Esas sayılı dosyada dinlenen tarafların babası olan ... 'in beyanı) davalı davacıya ait taşınmazı kullanarak davacının taşınmazdan faydalanmasını engellediğinden davacıyı zarara uğrattığı, ecrimisil tazminatının hesaplandığı 10.03.2023 tarihli bilirkişi raporunun denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının taşınmazda kullanabileceği yer olmadığından ve payına müdahale olduğundan el atma isteminin kabulüne karar verildiği" gerekçesiyle davanın kabulü ile 2691 ada 14 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 15 numaralı bağımsız bölüme ilişkin davacının hissesine vaki müdahalenin men'ine, ecrimisil talebinin kabulü ile; 32.319,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının men'i müdahale ve ecrimisil taleplerinin haksız olduğunu, davacının kendi rızası ile dava konusu taşınmazın kullanımını davalıya bırakıp gittiğini, b. Dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, c. Tanıkların tamamının dinlenmediğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, paydaşlar arası meni müdahale ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.