Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1063 E. 2025/5393 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1063
Karar No
2025/5393
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1958 E., 2023/1510 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI: 2018/1 E., 2020/45 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı firma ile 18.03.2016 tarihinde toplam 160.000,00 TL bedel ile daire satış sözleşmesi başlıklı ön ödemeli konut satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince bir dairenin toplam satış bedeli olan 160.000,00 TL'nin 10.050,00 TL’sini peşin olarak ödeme yaptığını, geri kalanın daire tesliminde sonra kredi çekilerek ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre davalı firmanın 30.10.2016 yılı içerisinde daireleri teslim edeceğini ve tapu teslimini gerçekleştireceğini ancak davalı firma tarafından bu güne kadar daire teslimi yapılmadığını, davalı firmanın kötüniyetli olduğunu belirterek dava konusu daire satış sözleşmesi başlıklı ön ödemeli konut satış sözleşmesinin geçerli olduğunun tespitine, sözleşmede belirtilen 6 87... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 6 numaralı köşe dairenin tamamlanmış ise sözleşmede belirtilen tarihte yapılması koşulu ile adına tapuya tescil edilmesine, tamamlanmamış ise 18.03.2016 tarihli ön ödemeli konut satış sözleşmesinin tapuya şerh edilmesine, sözleşmede belirtilen dairenin tarafına teslim edilmesine, teslim edilmez ise ödemiş olduğu 10.050,00 TL ve zararının hesaplanarak davalıdan alınarak tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ön ödemeli konut satış sözleşmesinden kaynaklı hak iddia edebilmesi için dava konusu taşınmazın satış bedelinin önceden peşin veya taksitle müvekkil şirkete ödemesinin gerektiğini, 160.000,00 TL daire değerinin tamamının ödenmediğini, bedelin kısmen ödenmesinin dahi müvekkili şirkete yapılmadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taraflar arasında yapılan 18.03.2016 tarihli sözleşmenin geçerli olarak kurulduğu, davacı ile davalı şirket arasında 18.03.2016 tarihinde yazılı sözleşme yapıldığı, ancak tarafların önce 6 87... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bila numaralı bağımsız bölümün satışı için anlaşmışlar ise de sonradan anlaşma sonucu bu sözleşmeyi feshettikleri, başka taşınmazlar için anlaşma yaptıkları, bu hususun beyanına itibar edilen isticvap olunan şirket yetkilisinin anlatımlarını doğrulayan konut kredisi taleplerine ilişkin banka cevabi yazıları ile sabit olduğu, davacıya sözleşme uyarınca tarafınca ödediği peşinatın iadesi için düzenlenen 10.000,00 TL'lik senedin verilmesi de taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini gösteren diğer bir kanıt olduğu, yani sözleşme taraflar arasında geçerli olarak kurulmuş ise de sonrasında taraflarca feshedildiği, tarafların sözleşme kapsamında edimlerinin iadesinin gerektiği, davacının ödediği 10.050,00 TL'den 10.000,00 TL'nin iadesine yönelik davacıya senet verildiği, bu senet davacı tarafından tahsil edilmediğinden 50,00 TL ile birlikte 10.050,00 TL'nin iadesi gerektiği, ancak senedin tahsili ile mükerrer iade olmaması açısından 10.000,00 TL'nin iadesinin, borçlusu .... .... San. Tic. Ltd. Şti., lehdarı ... olan, 29.03.2016 düzenleme, 30.10.2016 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli senet karşılığı yapılması, bununla birlikte sözleşme feshedildiğinden davacının diğer taleplerinin de reddi gerektiği" gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, 18.03.2016 tarihli gayrimenkul satım vaadi sözleşmesi uyarınca alınan peşinat bedelinin sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle, borçlusu .... .... San. Tic. Ltd. Şti., lehdarı ... olan, 29.03.2016 düzenleme, 30.10.2016 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli senedin karşılığı olan 10.000,00 TL ile sözleşme uyarınca peşinat olarak verilen 50,00 TL olmak üzere toplam 10.050,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Sözleşmenin geçerli olduğu, kalan bedelin henüz muaccel olmadığı, tapu devrinden sonra banka kredisi ile ödeneceği, b. Sözleşme doğrultusunda davalının uğradığı zararın tespit edilmediğini, c. Eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, beyan etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi nedeniyle düzenlenen sözleşmenin geçerli olduğunun tespiti, sözleşmenin tapuya şerhi, taşınmazın tamamlanıp tamamlanmadığının tespiti, taşınmazın tarafına teslimi, teslim edilmez ise ödediği bedelin iadesi ile zararın tespiti ve tarafına ödenmesine istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı tüketici harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1063, K. 2025/5393, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-1063-e-2025-5393-k-79d0aadabe2f