Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/87 E. 2024/1559 K. – Mirasın Hükmen
Konu: Mirasın Hükmen Reddi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/87
- Karar No
- 2024/1559
- Karar Tarihi
- Konu
- Mirasın Hükmen Reddi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/16 E., 2019/336 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinin miras bırakanı ...'ın 21.04.2009 tarihinde öldüğünü, murisin davalıya borcunun bulunduğunu, terekesinin pasifinin aktifinden fazla olduğunu ileri sürerek müteveffanın terekesinin borca batık olduğunun ve hükmen reddinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.04.2015 tarihli ve 2014/69 Esas, 2015/150 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 21.04.2015 tarihli ve 2014/69 Esas, 2015/150 sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 29.11.2018 tarih ve 2016/3662 Esas, 2018/8378 Karar sayılı ilamında özetle; "...ölüm tarihi itibari ile mirasbırakanın taşınmaz kaydının ve taşınmazlarının olması halinde mirasçılar tarafından üzerlerine intikal yapılıp yapılmadığının Araklı Tapu Sicil Müdürlüğünden, araç kaydının Trafik Tescil Müdürlüğü'nden, hesap bilgilerinin tüm bankalardan sorulmamış olması, mirasbırakanın vergi borcunun kaynağı ve gelir getiren bir iş olması halinde işin akıbetinin, mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelen işlemler yapıp yapmadıklarının, kolluk marifeti ile mirasbırakanın ölüm tarihi itibari ile ekonomik ve sosyal durumunun araştırılmamış olması ve davacılar vekilinin vekaletnamesinde mirasın reddine ilişkin özel yetki bulunmaması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece, 17.10.2019 günlü ve 2019/16 Esas, 2019/336 sayılı Karar ile; "murisin terekesinin borca batık olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ile karar verildiği, bozmaya uyulma kararı verildiği halde gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, davacıların murisin terekesini benimseyip benimsemediğinin tam olarak araştırılmadığı yönündeki itirazları ve re'sen belirlenecek nedenlerle temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci maddesinde; "Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır" düzenlemesi yer almaktadır. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukuken imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz eden davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.