Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/744 E. 2024/1406 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/744
Karar No
2024/1406
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2024 E., 2023/1719 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne elatmanın önlenmesine, ecrimisil talebinin reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/477 E., 2020/106 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne elatmanın önlenmesine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilinin sahibi olduğu 435 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan konutunu işgal ettiğini, müvekkilini evden çıkartarak eşyalarını da dışarı attığını, bu nedenle öncelikli olarak davalının müvekkilinin evine yönelik müdahalesinin men'ini, konutun eski hale getirilmesini, binaya verdiği zararın tespiti ve tazmin edilmesi ile konutu kullandığı sürelere ilişkin ecrimisil talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacı ve dava dışı ... ile ... murisi ... adına kayıtlı olduğunu, ...'in vefatından sonra ... ve ... 'ın borçlarından dolayı dava konusu taşınmazı alması için ısrar ettiklerini, bu durumun tanıklarla ispatlanabileceğini, tüm mirasçılara bedellerini ödeyerek taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin mirasçılarından ... ve ... ile taşınmazın satışı konusunda davacının anlaştığı, miras paylarına ilişkin bedelin ödendiği, davacının miras payına karşılık da bir kısım ödemelerin yapıldığı ve halen ödemeler devam ettiğinden davalının oturumunda haklı rıza olduğundan ve men'i müdahale açısından da taşınmazda davacının kullandığı alan olduğu anlaşıldığından davacının men'i müdahale ve ecrimisil taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2021 tarihli ve 2020/1016 E., 2021/1588 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazda elbirliği mülkiyetinin hakim olduğu mirasçılar ... ve ...’in taşınmazın satışı konusunda haricen anlaşmış olmasının davacıyı bağlamayacağını, harici satışın geçersiz olduğunu, davalının iyiniyetli zilyet olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne, 435 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binada zemin kat, 1 inci kat ve 2 nci katından oluşan bölümlerine davalının el atmasının önlenmesine ve Haziran 2017 tarihinden dava tarihi olan 03.11.2017 tarihi arasındaki süreye ilişkin olarak toplam 17.400,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin19.11.2021 tarihli ve 2020/1016 E., 2021/1588 K. sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 15.05.2023 tarihli ve 2022/1464 E., 2023/2577 Karar sayılı ilamı ile; "...tapulu taşınmazda harici satış sözleşmesine değer verilemeyeceği gözetilerek ve mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle mahkemece davalının dava konusu taşınmaza yaptığı müdahalenin menine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davalı muris ... adına kayıtlı taşınmazda tüm mirasçıların paylarını haricen satın aldığını savunmuş ve davacı ... için banka aracılığıyla yaptığı ödemelere ilişkin dekontlara ...’nin miras payına binaen ödeme yaptığına dair açıklamalar yazdığı ve bu dekontları dosyaya ibraz ettiği, davacının bu ödemelere karşı çıkmadığı gibi söz konusu bedelin de davalıya iade edildiğini ileri sürmediği, o halde davalının dava tarihi itibariyle kullanımının yani zilyetliğinin kötüniyetli olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmadığı anlaşıldığından ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın davacının murisinden intikal eden elbirliği mülkiyetine tabi tapulu taşınmaz olup, harici satış sözleşmesine değer verilemeyeceği, davacının kullanımında haklı ve geçerli bir nedeni bulunmadığı gözetildiğinde mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle davalının dava konusu taşınmaza yaptığı müdahalenin men'ine, davacının ecrimisil talebi bakımından ise davacının murisi ...'in ölümüyle adına kayıtlı dava konusu taşınmazın davacı ile birlikte dava dışı mirasçılarına intikal ettiği, davalının tüm mirasçıların miras paylarını haricen satın aldığını savunduğu; bu savunma doğrultusunda davalı tarafından dosyaya ibraz edilen davacı ... adına ödemelere ilişkin banka dekontlarında, davacı ...’nin miras payına binaen ödeme yapıldığının açıklanmış olduğu, davacının bu ödemelere karşı çıkmadığı gibi söz konusu bedelinde davalıya iade edildiğini ileri sürmediği gözetildiğinde, davalının kötüniyetli zilyet olarak kabul edilemeyeceğinden ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının dava konusu taşınmazdaki zilyetliği harici satış sözleşmesine dayanılarak kurulmuş ise de davalı müvekkilimize herhangi bir ödeme yapmadığından müvekkilemizin ecrimisil talep hakkı bulunduğu, davalının geçersiz harici satış sözleşmesine dayanarak taşınmazda oturmaya başlaması ve devamında huzurdaki davanın açılmış olması ile müvekkilinin muvafakatının bulunmadığının kabulü gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; haricen yapılan satış sözleşmesine binaen müvekkilinin taşınmazın bedelinin tamamını ödediğinden sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, dava konusu taşınmazın elbirliği mülkiyetinde olması nedeniyle davacının tek başına dava açma yetkisi bulunmadığını, dava dışı ortakların paylarını davalıya sattıklarını kabul ettiklerini, davacının iddialarının yalan olduğunun tanık beyanları ile ispat edildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı men'i müdahale ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

2. Ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; "fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması ve haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği" vurgulanmıştır. Buna göre ecrimisil istemlerinde işgalin, haksız eylem niteliğinde olduğu ve tazminat istemleri için işgalin haklı bir nedene dayanmaması gerektiği dikkate alınmalıdır. (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı)

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Onama harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/744, K. 2024/1406, T. 07.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-744-e-2024-1406-k-a3b0a49b965d