Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/669 E. 2024/5656 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/669
Karar No
2024/5656
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/430 E., 2023/2520 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVALILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. İLK DERECE MAHKEMESİ :... Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/372 E., 2022/223 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde;... ili,... ilçesi, ... Köyü, 240 parsel sayılı taşınmazın kök muris ... vereseleri adına kayıtlı iken vereselerden davalıların murisleri ...... ve...'nin bu taşınmazdaki miras hak ve hisselerinin tamamını ...4. Noterliğinin 17.03.1992 tarihli ve 13791 yevmiye No.lu Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile 40.000.000,00 ETL bedel ile müvekkillerinin murisi ...a sattıklarını, satış bedelini nakden ve tamamen aldıklarını, zilyetliği devrettiklerini ileri sürerek, satış vaadi borçlularından davalılara intikal eden halen adlarına kayıtlı olan hisselerin iptali ile satış vaadi alacaklısı olan İlyas'ın veraset ilamındaki mirasçıları adına hisseleri nispetinde tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, sadece evin bulunduğu yerin devredildiğini, hileli davranıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; teslim olduğundan zamanaşımının işlemeyeceği, davalılar tarafından, murislerinin 200 m²'lik evin bulunduğu alanı satmayı amaçladığı, taşınmazın tamamı üzerindeki haklarını satmak düşünceleri olmadığı iddia edilmiş ise de, sözleşmede açıkça gayrimenkuldeki miras hak ve hisselerinin tamamını satmanın vaad edildiği, hile ve aldatma iddiası hususunda soyut iddiadan başka herhangi bir delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sözleşmenin incelenmesinde davalılar murislerinin dava konusu parselin üzerindeki ev ve arazi ile birlikte miras hak ve hisselerinin tamamını davacılar murisine satmayı vaat ettikleri, sözleşmenin noter huzurunda ve şahitler huzurunda düzenlenmiş olduğu taşınmaza ilişkin herhangi bir sınırlamanın sözleşme kapsamında bulunmadığı, davalılar vekilinin kısmen satışın vaat edildiği ve fiili kullanımın taşınmazın bir kısmına ilişkin olduğu yönündeki beyanlarının resmi sözleşme kapsamında hukuken geçerli olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle esastan ret kararı verilmiştir. V. TEMYİZ Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; sözleşme kurulduktan 26 yıl sonra dava açıldığını, tanıkların sadece evin verildiğini beyan ettiklerini, satış vaadinin arsanın tamamına ilişkin olmadığını, hile olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/669, K. 2024/5656, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-669-e-2024-5656-k-935fe0635f58