Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/60 E. 2024/5854 K. – Tapu İptal Ve

Konu: Tapu İptal Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/60
Karar No
2024/5854
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptal Ve Tescil

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/585 E., 2023/1911 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/308 E., 2021/281 K.

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın ... ... isimli şahıstan 3 34... No.lu parsel sayılı taşınmazı satın aldığını, ancak aynı şahsın bu taşınmazın 500 m²'lik kısmını ... Sürücü'ye sattığını, ... Sürücü'nün de 16.04.1998 tarihli senetle davacıya sattığını, dolayısıyla aynı yer için ikinci kez bedel ödediğini, imar uygulaması sırasında davaya konu yerin davalıların murisi ... adına tescil gördüğünü, onun vefatından sonra da mirasçıları olan davalılara intikal ettiğini, müvekkilinin satın aldıktan sonra bu yere ev yaptığını, ev yapımı aşamasında davalıların da ... İnce'nin de itirazının olmadığını ancak bu durumu bildikleri halde tapu kaydını müvekkiline devretmedikleri gibi davacıdan bu yerin 3. kez bedelini talep ettiklerini ileri sürerek, davaya konu parselin davalılar adına olan tapusunun iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

2. Davacı ... yargılama devam ederken vefat etmiş, mirasçıları davaya devam etmiştir.

II. CEVAP Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ........., ..., ..., ... ve davalılar vekili benzer mahiyetteki dilekçeleri ile; dava konusu taşınmazın dava dilekçesine göre 1998 tarihinde harici satış sözleşmesi ile satın alındığının iddia edildiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 15.03.2004 tarihinde imar uygulaması yapıldığını, imar uygulamasının yapıldığı ve tapunun murisleri adına tescil edildiği 15.03.2005 tarihinden dava tarihine kadar geçen süre içerisinde zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının da bulunmadığını, davanın harici satışa dayalı dava olduğunu, resmi şekilde tapu memuru önünde satışı mümkün olan bir taşınmazın harici senetle satışının mümkün olamayacağını savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava konusu taşınmazın tapulama tutanağının 1947 yılında kesinleştiği, tapulu taşınmazların haricen satışının geçerli olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacının aynı zamanda temliken tescil talebi de olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, dava konusu taşınmazın harici sözleşme ile satışı ve üzerinde sürdürülen zilyetlik ile kazanımı mümkün olmadığı, temliken tescil şartlarının da gerçekleşmediği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının taşınmazı satın aldığını, kimsenin itiraz etmediğini, 1998 yılından bu yana taşınmazın zilyeti olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satıştan kaynaklanan tapu iptal ve tescil, temliken tescil istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/60, K. 2024/5854, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-60-e-2024-5854-k-135c184b606b