Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/554 E. 2024/5432 K.
Konu: Muhdesatın Aidiyetinin Tespitine
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/554
- Karar No
- 2024/5432
- Karar Tarihi
- Konu
- Muhdesatın Aidiyetinin Tespitine
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/41 E., 2023/1802 K. DAVA TARİHİ : 27.04.2021 KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/88 E., 2022/231 K. Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespitine davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İli,... İlçesi, 5491 ada 8 parsel numaralı ev/dükkan nitelikli taşınmazın hissedarı olan davacı tarafından davaya konu taşınmazın çatısının, en üst katı ve binanın komple dış mantolamasının yapıldığını, davacı ile davalılar arasında Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2020/985 E. sayılı dava dosyasında ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu belirterek taşınmazın çatısı, en üst katı ve komple dış mantolamasının davacıya ait olduğununa karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davaya konu edilenin muhdesat kabul edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yapılan imalatların dava konusu taşınmaza eklenen yeni bir muhdesat niteliğinde olmadığı, dava konusu taşınmazın kullanışlılığını arttıran faydalı imalatlar niteliğinde olduğu gerekçesiyle muhdesat niteliğinde olmayan imalatların tespitine yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sonradan bir kat eklenmesinin veya yeni bir çatı yapılması gibi işlemlerin muhdesat olduğunu, alınan bilirkişi raporunda yapılanların iyileştirme mi yoksa muhdesat mı olduğunun tereddütsüz belirtilmediğini, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yargılama sırasında toplanan deliller kapsamına göre; dava konusu taşınmazın en üst katının sadece tadilatlarının değil, tümünün davacı tarafından yaptırıldığının tereddütsüz şekilde ispatlanamadığı, öte yandan dava konusu edilen diğer imalatların da dava konusu taşınmaza eklenen yeni bir muhdesat niteliğinde olmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684 ve 718 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.