Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/5090 E. 2025/3191 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5090
- Karar No
- 2025/3191
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1092 E., 2024/2275 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/792 E., 2022/13 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsele kayıtlı, ... Organize Sanayi Bölgesi, ...Caddesi No:19 .../İstanbul adresinde mukim taşınmaz üzerinde % 50 oranında hisse sahibi olduğunu, davalı Şirketin ise, uzun yıllardır müvekkilinin de maliki olduğu taşınmaz üzerinde kiracı sıfatıyla ticari faaliyetini sürdürdüğünü, davalının dava konusu taşınmaz için müvekkilinin onayını almaksızın yaptığı sözleşmede taşınmazın 1.000 m² büyüklüğündeki kısmını kullanacağını, kalan 1.700 m² büyüklüğündeki kısmını kullanmayacağını taahhüt ettiğini, davalının kiracı olarak uzun süredir faaliyet gösterdiği taşınmazda, davalının müvekkilinden habersiz olarak sözleşmede yer alan "kiracı tarafından taşınmazın 1.000 m2 büyüklüğündeki kısmının kullanılacağı, kalan 1.700 m2 büyüklüğündeki kısmının kullanılmayacağı" şeklindeki taahhüdüne aykırı davrandığını ve bu durumu müvekkilinden gizlediğini, davalının ..... Noterliğinden keşide ettiği 11.06.2018 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamede taşınmazın sadece 1.000 metrekaresinin kullanılacağının taahhüt edildiğini, ancak bu taahhüdün ihlal edilip taşınmazın tamamının kullanıldığını ikrar ettiğini ileri sürerek davalının taşınmaza haksız olarak el atması sebebiyle dava tarihinden geriye doğru işleyecek 5 yıl için hesaplanacak ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107/2 hükmü uyarınca tespit edilecek ecrimisil bedelinin, müvekkilinin hissesine isabet eden % 50'sine tekabül eden bedelin, şimdilik 10.000,00 TL'sinin her aya ait ecrimisil bedeline ayrı ayrı olarak o aydan itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...mahallinde yapılan keşifte taşınmazın tamamının davalının kullanımında olduğunun tespit edildiği, bu hususun davalı tarafından da kabul edildiği, dosyaya sunulan farklı dönemleri içeren kira sözleşmelerinin incelenmesinde, taşınmazın başta tarafların babası tarafından, daha sonra taşınmazın diğer paydaşı tarafından kiraya verildiği, ancak sözleşmelerin tümünün taşınmazın bir kısmının kullanımına ilişkin olmadığı, sözleşmelerin bir kısmında bulunan imzalara da davacı tarafından itiraz edildiği, taraflar arasında bir çok uyuşmazlık olduğu, davacının kabul ettiği kira ödemelerini taşınmazın 1000 m2'si için kabul ettiğini ileri sürmesi karşısında taşınmazın 1700 m2'si yönünden örtülü rızasının bulunduğundan bahsedilemeyeceği, davacı tarafından sunulan davalının işyeri açma ve çalışma ruhsatında ilgili taşınmazın 2.650 m2 olarak kullanıldığı ve ruhsat dosyasında bulunan yoklama fişinde depo açılış tarihinin 15.03.2010 olduğunun belirtildiği, bunun aksinin de davalı tarafından ispatlanamadığı, taşınmazın 1700 m2'lik kısmının kullanılmasında davacı ile davalı arasında herhangi bir hukuki dayanağın bulunmadığı, bu kapsamda davalının kullanımının haksız işgal niteliğinde olduğu ve davacı lehine ecrimisil koşullarının oluştuğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davanın kabulüne ilişkin istinafen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup istinaf talebinde bulunanın istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; tarafların dönem dönem mecurun tamamı için, dönem dönemse bir kısmı için kira sözleşmesi yaptıklarını, davalının 2004 yılından beri kiracı olarak bulunduğu taşınmazı kira sözleşmesine uygun kullandığını, kiralarını düzenli ödediğini, 2018 yılının Haziran ayında acil ihtiyaçtan dolayı taşınmazın tamamını kullanmaya başladığını, bu hususta görüşme yapmak için noter kanalıyla davacı tarafa bildirimde bulunmasına rağmen davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile yoklama fişinin tek başına taşınmazın tamamının kullanıldığını göstermeyeceği, davacı tarafın 2013-2018 yılları arasındaki kötü niyetli işgali ispat etmesi gerektiğini; ancak ispat edemediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.