Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4969 E. 2025/1125 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4969
- Karar No
- 2025/1125
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/14 E., 2023/372 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında müvekkiline ait 13 parselin eksik yüzölçümüyle tescil edildiğini ve davalı adına 30 parsel içinde tescil edilen dava konusu yerin taraflara ait taşınmazların ortak yolu olarak kullanıldığını ileri sürerek her iki parselin iptal edilip, yeniden ölçülerek sınırlarının belirlenmesini ve tapusunun oluşturulmasını istemiştir. II. CEVAP Davalı-karşı davacı cevap dilekçesinde; asıl davanın reddini savunmuş; karşı davasında ise kendisine ait 30 parsele karşı davalı tarafından duvar inşa edilmek suretiyle 50.93 metrekarelik kısmına haksız el atıldığını ileri sürerek el atmanın önlenmesini ve duvarın yıkımını istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.12.2015 tarihli ve 2014/550 Esas, 2015/907 Karar sayılı kararıyla; davanın ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 15.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.04.2021 tarihli, 2019/4059 Esas 2021/3512 Karar sayılı kararıyla; temyiz isteminin sadece karşı davaya yönelik olduğu, karşı davanın ise mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkin olup, 30 parselin davalı-karşı davacı adına kayıtlı olması nedeniyle karşı davanın kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın kabulüne, el atmanın önlenmesine ve duvarın yıkımına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı-karşı davalı vekili, eksik araştırma ile karar verildiğini, dava konusu yerin yol olarak kullanıldığını, yıkım masrafına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil, birleştirilen davada elatmanın önlenmesi ve yıkım istemlerine ilişkindir. 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.