Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4941 E. 2025/2939 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4941
- Karar No
- 2025/2939
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/379 E., 2024/1262 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2022/615 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin miras bırakanı ... ...’in Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 8672 ada 23, 24, 25, 26, 27, 28 No.lu parsellerin birleşiminden oluşacak parselde yapılacak binanın ikinci normal katındaki 4 numaralı bağımsız bölümü, 07.03.2016 tarihli taşınmaz satış sözleşmesi ile satın aldığını, davacının 275.000,00 TL satış bedelini peşin ödediğini, ödemenin taraflarca imzalanan sözleşmede de belirtildiğini, ancak anılan taşınmazın bu güne kadar devredilmediğini, taraflarınca 21.10.2021 tarihli ihtarname keşide edildiğini, ancak devir işleminin yapılmadığını beyanla, dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı olan tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazın rayiç bedelinin tespit edilerek müvekkiline ödenmesini, rayiç bedelin reddi halinde, davalıya peşin ödenmiş olan satış bedelinin ve yapılan masrafların satış sözleşmesinin düzenlenme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte güncellenerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediğini, davalı ile davacının murisi arasında yapılmış bulunan sözleşme gereğince teslim süresinin ruhsat tarihinden itibaren 24 ay olduğunu, ruhsat tarihinin 30.12.2019 olduğunu, teslim süresinin 30.12.2021 tarihinde sona erdiğini, inşaatın yapım aşamasında müvekkili tarafından her türlü prosedür yerine getirilerek ruhsat alındığını, ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının sözlü talimatı neticesinde ruhsatlı olan yapının katlarının yıkılması ve inşaatın durdurulması yoluna gidildiğini, aradaki sözleşmenin gayrimenkul satış sözleşmesi olmadığını, gerekli yasal şartları taşımadığını, geçersiz sözleşme sebebiyle tarafların yerine getirmiş olduğu kazandırmaların iadeye tâbi olacağını beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; taraflar arasında imzalanan satış sözleşmesi resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersiz olduğu, bu durumda alıcının geçersiz sözleşme nedeniyle satıcıya verdiği bedeli sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde geri isteyebileceği, ... Tapu Müdürlüğünden gelen 29.07.2022 tarihli irtifaklı tapu kaydına, yapılan keşfe ve bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın davacıya teslim edilmediği, davacı tarafından adi yazılı satış sözleşmesinde belirtilen satış bedelinin peşin ödendiği, taşınmazın alıcıya teslim şartının somut olayda gerçekleşmediği, bu nedenle dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilemeyeceği anlaşıldığından tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verildiği, davacı murisinin peşin ödediği 275.000,00 TL'nin dava tarihi olan 05.01.2022 tarihi itibarıyla güncellenmiş değerinin toplam 1.064.952,00 TL olarak hesaplandığı anlaşıldığından davacının terditli talebi olan alacak talebinin kabulü ile denkleştirici adalet ilkesi kapsamında güncellenen 1.064.952,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 2. Raporda davacı tarafça ödenen meblağın Türk Lirası olarak belirlenen toplam karşılığı 465.964,00 TL olarak hesaplanmasına rağmen sonuç kısmında 1.210.537,00 TL olarak yazıldığını ve bu miktarın ortalamaya esas alındığını beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; adi yazılı satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.