Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/489 E. 2024/2131 K. – Tenkis

Konu: Tenkis

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/489
Karar No
2024/2131
Karar Tarihi
Konu
Tenkis

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/715 E., 2022/907 K. DAVA TARİHİ : 28.05.2018 KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/174 E., 2021/117 K. Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacılar vekilleri Avukat ..., Avukat ... ile Avukat ..., diğer taraftan davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakan ...'ın oğlu ...'ın eşi ve çocukları olduğunu, davalıların ise miras bırakan ...'ın mirasçıları olduklarını, miras bırakan ... salı payları bertaraf etmek için tapuda adına kayıtlı bulunan 75 parsel sayılı taşınmazı 24.10.1976 tarihinde taşınmazın kadastro tespit tutanağına satış iradesini beyan etmek suretiyle davalıların miras bırakanı ...'a temlik ettiğini, 75 parselin temlikten sonra toplulaştırma görerek ifraz edildiğini, ayrıca miras bırakan ... 14.09.2006 tarihinde 604 ada 28 parsel sayılı taşınmazdaki 1 ve 8 No.lu bağımsız bölümlerini davalı ...'a devir ve temlik ettiğini, davalı ... ve ...'a temlik edilen taşınmazların bir bedel ödenmeksizin temlik edildiğini, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davaları açtıklarını ve yargılamanın devam ettiğinden bahisle davalılara yapılan kazandırmaların tenkisini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından aynı talepli başkaca davalar açıldığından derdestlik itirazlarının bulunduğunu, dava konusu işlemin Türk Medeni Kanunu'nun 565/4 üncü maddesi kapsamına girmediğini, davacıların davalarına dayanak delil sunamadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu taşınmazın temlikinden uzun zaman geçtikten sonra açılan davanın iyi niyetli olmadığını, yapılan satışın gerçek bir satış olduğu, hibenin söz konusu olmadığından davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile miras bırakan ...'ın 743 sayılı ( mülga ) Medeni Kanunun yürürlüğü sırasında 05.06.1981 tarihinde ölümü ile terekesinin açıldığı, olayda uygulama yeri bulan 743 sayılı Kanun'un 513 üncü maddesinde tenkis davası açmak için zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, davalı tarafın süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunduğu, dolayısıyla tenkis istemi yönünden zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekilleri istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararınınn kes, yapıştır usulü ile yazıldığını, davacıların tenkis istemli davalarını ...'ın terekesi için değil, 07.06.2017 tarihinde vefat eden ...'ın terekesi yönünden açtıklarından hak düşürücü sürenin geçmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların miras bırakanlarının halefi olarak bu davayı açtıkları, kök miras bırakan ...'ın 05.06.1981 tarihinde vefat ettiği, saklı pay sahibi olan oğlu ve davacıların miras bırakanı ... ... 07.06.2017 tarihinde vefat ettiği, miras bırakan ... tarafından yasada belirtilen süre içinde kullanılmayan tenkis dava hakkının mirasçılar tarafından halefiyet yolu ile kullanılamayacağı, davanın zamanaşımına uğradığı ve davalıların süresinde zamanaşımı def'ini ileri sürdükleri, ne varki Mahkemece bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken sehven hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince kesin olmak üzere karar verilse de kararın temyize tâbi olduğunu, istinaf kararında maddi hata olduğunu, davanın miras bırakan ...'ın terekesi yönünden açıldığını ve miras bırakanın 07.06.2017 tarihinde öldüğünü, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığını, Mahkemenin sadece 75 parsel sayılı taşınmaz yönünden gerekçe yazdığını, davacıların 604 ada 28 parsel sayılı taşınmazdaki 1, 7 ve 8 No.lu taşınmazlardaki tenkis taleplerinin değerlendirilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar lehine bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 571 inci maddesi şöyledir; "Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. Bir tasarrufun iptali bir öncekinin yürürlüğe girmesini sağlarsa, süreler iptal kararının kesinleşmesi tarihinde işlemeye başlar. Tenkis iddiası, def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir." 3. Değerlendirme 1. Davacılar dava dilekçesinde; miras bırakanları ...'ın davacıların saklı payını bertaraf etmek suretiyle sağlığında davalılara yaptığı temliki kazandırmaların tenkisini istemişlerdir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 604 ada 28 parsel sayılı taşınmazın 12.12.1993 tarihli satış akdine göre mirasbırakan ...'ın adına kayıtlı 1 No.lu bağımsız bölümü ...'ya, 3 No.lu bağımsız bölümü ...'ye, 5 No.lu bağımsız bölümü ...'ye, dava konusu edilen 1 ve 8 No.lu bağımsız bölümleri ise davalıların mirasbırakanı ...'a, adına kayıtlı olan dava konusu 604 ada 28 parsel sayılı taşınmazdaki 7 No.lu bağımsız bölümü ise 14.09.2006 tarihinde savalı Mehmet ... satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmıştır. 2. Davaya konu 75 parselin ise 24.10.1976 tarihli tapulama tutanağına göre, 09.01.1964 tarih ve 58 sıra No ile ... oğlu ... adına kayıtlı iken 1973 tarihinde haricen ve rızaen 10.000,00 TL bedelle ...'a sattığı ve bu tarihten itibaren ... zilyetliğinde bulunduğundan taşınmazın ... adına tespitinin yapıldığı görülmektedir. 3. Yukarıda anlatılanlarla dava dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde davada; mirasbırakan ... adına kayıtlı iken davalıların mirasbırakanı ... ile davalı ... ... satış suretiyle devredilen taşınmazlar hakkında, davacıların saklı payını bertaraf etmek suretiyle yapılan kazandırmaların tenkisi talep edilmiştir. Ne var ki, mirasbırakan 07.06.2017 tarihinde ölmüş olup, eldeki dava ise 4721 sayılı Kanun'un 571 inci maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 28.05.2018 tarihinde açılmıştır. İlk Derece Mahkemesince davanın mirasbırakan ...'ın kazandırmaları hakkında tenkis istemi ile açılmış olduğu değerlendirmek suretiyle davanın hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle usulden reddine karar verilmesi hatalı olduğu gibi Bölge Adliye Mahkemesince 743 sayılı Medeni Kanun hükümlerine göre değerlendirme yapılarak mahkeme kararı kaldırılıp davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca; davacıların eldeki davaya konu taşınmazlar hakkında açtığı Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/614 Esas, Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/1195 Esas ve Diyarbakır 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/959 Esas sayılı dosyalarının sonucunun eldeki davayı da etkileyeceği gözetilerek tenkis konusunda hükme yeterli araştırma ve incelemenin yapılması, tarafların tüm delillerin toplanması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti olan 17.100,00 TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/489, K. 2024/2131, T. 22.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-489-e-2024-2131-k-d1072ba8f8da