Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4821 E. 2025/3257 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4821
- Karar No
- 2025/3257
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/814 E., 2023/821 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/280 E., 2017/538 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisleri ... ve ... ile davalıların murisi ... ve dava dışı ...'nun kök muris ... 'nun mirasçıları olduklarını, muris ...’in 1964 yılında ölümü ile mirasçı çocuklarına intikal eden ... ve ... parsellerle ilgili yapılan rizai taksim sözleşmesine göre kardeşlerden ..., ... ve ...’un, ... parselde bulunan taşınmazdaki hak ve hisselerinden ... lehine feragat etmelerine karşın davalıların murisi ...’nın da ... parsel ve ... parseldeki miras haklarında davacıların murisleri ... ve ... lehine feragat ettiğini, bilahare ...’nın ... parseldeki haklarını 06.01.1964 yılında 1.000,00 TL bedelle davacıların murisleri ... ve ...’na satarak bedelin alındığını ve fiilen davacıların murisleri ... ve ... tarafından, murislerinin ölümü üzerine davacılar tarafından kullanıldığını ileri sürerek; ... ve ... parsel sayılı taşınmazdaki ...’dan davalılara intikal eden hisselerin iptali ile adlarına tesciline, aynı şekilde ... parselin de satış sözleşmesine göre davalılara ait payların tapu kaydının iptali ve davacılar adına tesciline, talebinin kabul edilmemesi hâlinde hisselerin dava tarihindeki rayiç bedellerinin veya davalıların murisi ...’ya 06.01.1964 tarihinde ödenen 1.000,00 TL’nin günümüze uyarlanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan hisseleri oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; tapuya kayıtlı taşınmazlarda rizai taksim sözleşmesinin yazılı olması gerektiğini, iddia edildiği gibi tüm mirasçıların katıldığı geçerli rızai taksim sözleşmesinin mevcut olmadığını, davaya konu ... parsel sayılı taşınmazla ilgili 06.01.1964 tarihli harici satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmamış olması nedeniyle geçersiz olduğunu ve muris ...’ya ödendiğine dair açık ibare bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... 06.12.2016 tarihli duruşmadaki sözlü ve imzalı beyanında; annesi olan ...'ın davaya konu taşınmazları davacıların murislerine sattığını, bedelini alarak oturduğu evi yaptırdığını, bu nedenle davacıların iddiasını kabul ettiğini ve davanın kabulüne karar verilmesini istediğini beyan etmiştir. 3.Davalı ... 06.12.2016 tarihli duruşmadaki beyanında davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, murisler arasındaki rızai taksim sözleşmesinin ispat edilemediğini, ... parsel sayılı taşınmazla ilgili sunulan alım-satım senedi başlıklı yazının geçerli akit niteliğinde olmadığı, yazı içeriğindeki 1.000,00 TL'nin davalıların murisine ödendiğinin ispat edilemediği ve davalı ...'ın davayı kabul ettiği beyanı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1.Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğini, 2.Murisler arasında yapılan taksim sonucunda davacılar ve murislerinin yıllardır bu taşınmazları kullandıklarını, davalıların şimdiye kadar bu kullanıma itiraz etmediklerini, 3....’ın davayı kabul ettiğini, bu beyanın ikrar niteliğinde olduğunu, 4.Murisler arasında yapılan sözleşmenin de geçerli olduğunu, ...’nın bedeli aldığını, sözleşmenin delil başlangıcı sayılarak bedelin ödenip ödenmediği hususunda bildirdikleri tanıkların da dinlenmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.