Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4677 E. 2025/3254 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4677
Karar No
2025/3254
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/55 E., 2024/1977 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/123 E., 2022/492 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... parsel 2 No.lu bağımsız bölümü dava dışı ...'den, "...'ın Almanya'da kurulmuş olan İşbank GMBH'den kullanılan konut kredisinin teminatı olarak tesis olunan ipotekle yükümlü olarak" 13.04.2012 tarihinde satın aldığını, taşınmazın yenileme ile ... ada ... parsel 2 No.lu bağımsız bölüm olduğunu, eski malikin bankaya olan kredi borcunu 06.11.2013 tarihinde ödeyerek kapattığını, bankanın, eski malikin üçüncü şahıs firmaların borçlarına olan kefaleti sebebiyle bankaya 74.717,29 Euro borçlu olduğunu ileri sürerek ipoteği kaldırmadığını belirterek; ... ada ... parsel 2 No.lu bağımsız bölüm üzerinde banka lehine tesis olunan 31.12.2008 tarihli ve ... yevmiye sayılı ipotek şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; davayı ıslah yolu ile tazminat davasına dönüştürdüklerini, 74.717,29 Euro bedel üzerinden davalının tazminata mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu ipotek güvencesi kapsamında ilk olarak dava dışı ... ile imzalanan tüketici kredisi sözleşmesine istinaden kendisine 130.000 Euro tutarında tüketici kredisi kullandırıldığını, bu kredi çerçevesindeki borçlarını 29.09.2012, 19.11.2012 ve 28.02.2013 tarihleri itibarıyla ödeyerek kapattığını, ticari kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı ... ile azami 35.000,00 € bedelli bir müteselsil/müşterek kefalet sözleşmesi akdedildiğini, dava dışı ...'nin, Bankanın işbu kredi sözleşmesinden doğan alacaklarını teminen de 21.10.2010 tarihli, 50.000,00 € bedelli kefaletname ile müşterek/mütesesil kefil olduğunu, dolayısıyla Mahkemeye sunulmuş olan resmî şekilde düzenlenmiş ipotek senedinde görüleceği üzere kefalete ilişkin borçların da kapsam dâhilinde olduğunu, bankanın muaccel alacağı mevcut olduğundan borçtan sorumluluğun devam etmekte olduğunu, ipoteğin sağladığı güvencenin devam etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı vekilinin 28.12.2021 tarihli beyan dilekçesinde; davaya konu ipoteğin dava açıldıktan sonra fek edilmesi sebebiyle davanın konusuz kaldığını, davanın konusuz kalması sebebiyle davacının haksız ve dayanaksız istinaf başvurusunun reddi ile ipotek bedeli üzerinden davacı aleyhine nispi vekâlet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipoteğin kaldırılması talebinin yerinde olmadığı, davalı Bankanın ipotek kapsamında bulunan alacağının bulunduğu, davacının ipoteğe konu taşınmazı ipotekle yüklü olarak bilerek satın alması nedeniyle davalı Bankadan talep edebileceği herhangi bir alacağının/zararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Eski malikin Bankaya olan kredi borcunu 06.11.2013 tarihinde ödeyerek kapattığını, 2. İpoteğin konut kredisinin teminatı olarak verildiğini, Yargıtay kararlarında taşınmazın satın alınması amacıyla konulan ipotek resmî senedindeki ipoteğin Bankanın başkaca alacaklarının teminatı olacağına dair şartın haksız şart sayılacağı, ipoteğin konut kredisi dışındaki borçların teminatı olmayacağına hükmedildiğini, 3. Yargıtayın son yıllarda ipoteğin niteliğinin araştırılarak zorunlu ipotek ise ipoteğin sadece tesis edilen tüketici kredisinin teminatı olduğunu kabul ettiğini, davaya konu ipoteğin de zorunlu ipotek olduğunu ve fek edilmesi gerektiğini, 4. Davalı Bankanın alacağına konu icra dosyasının borcunun müvekkili Neşe'nin taşınmazının satışından gelen para ile ödendiğinin sabit olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ipoteğin kaldırılması, ıslahla tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4677, K. 2025/3254, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-4677-e-2025-3254-k-bd58f4cdb5e8