Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4650 E. 2025/3265 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4650
Karar No
2025/3265
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1094 E., 2024/1325 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/369 E., 2023/160 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/639 Esas sayılı dosyasıyla dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, taşınmaz üzerinde bulunan 3,5 katlı betonarme yapının davacı tarafından yapıldığını ileri sürerek; muhdesatın müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın kabulü ile dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3,5 katlı binanın ve fen bilirkişisinin kroki ekli raporunda (A) harfi ile gösterilen 26,04 metre uzunluğu, 1,00 metre yüksekliği olan duvar ve duvar üzerinde bulunan 1,60 metre yüksekliğindeki tel örgüden oluşan beton ihata (bahçe) duvarı olan muhtesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davalı ...'nun maliki bulunduğu, evveliyatında ... ada ... parsel sayılı taşınmazını konut satış vaadi kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında 200.000,00 TL peşin para ve yapılacak binadan 2 adet daire karşılığında dava dışı ...'na tapuda devrettiği, ... ada ... No.lu parselin yeni maliki olan ...'nun davacı ... ile de maliki bulunduğu ... ada .... numaralı parseli ... parselle tevhit etmesi ve üzerine inşaat yapması için ...'na devrettiği, her iki parselin de maliki olan dava dışı ...'nun alan düzeltmesi, tevhit, yola terk işlemi yaparak 729,57 m²'lik ... ada ... parseli oluşturduğu, dava dışı ...'nun, inşaatın temelini attıktan sonra inşaatı terk ettiği ve dava konusu parseli dava dışı ...'nun davacı ...'ye 31.07.2017 tarihinde satarak devrettiği, davalı ...'nun davacı ...'ye ve ...'na karşı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tapu iptal ve tescil davası açtığı, Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/571 Esas sayılı dosyasında görülen davada Mahkemece ‘Sözleşmenin feshine, dava konusu ... ada ... parselin tapu kaydının iptali ile 29841/72957 payının davalı ... adına tapuya tesciline’ karar verildiği, kararın 29.06.2021 tarihinde kesinleştiği, davacının Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/571 Esas sayılı dosyasındaki davanın devamı sırasında inşaata devam etmek hususunda mahkemeden izin talep ettiği ve Mahkemece bu hususta davacıya izin verildiği, davacı tarafından inşaat için yapılan masraf ve işlemelere ilişkin evrakların ibraz edildiği, dinlenen tanıkların da davaya konu edilen muhtesatların davacı tarafından meydana getirildiğini beyan ettikleri, davalının söz konusu yapının yapımında katkısı bulunduğunu ileri sürmediği gibi bu hususta herhangi bir delil de bildirmediği” gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının payı oranındaki muhtesat açısından davanın kabulü gerektiğinin belirtmesine rağmen hüküm kısmında tamamı üzerinden muhtesatın aidiyetine karar verildiğini, davalının payı oranındaki muhtesat açısından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalıya verilmesi taahhüt edilen 2 adet dairede projenin belli olduğunu ve taraflar arasında fiili taksim bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4650, K. 2025/3265, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-4650-e-2025-3265-k-d42e984caea1