Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4618 E. 2024/5829 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4618
Karar No
2024/5829
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1323 E., 2024/2300 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/571 E., 2023/27 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; 22 75... parsel sayılı taşınmazdaki 76 No.lu dükkanın davacı adına kayıtlı olduğunu, davalının dava konusu taşınmaza haksız el attığını, dört seneden beri davalının söz konusu taşınmazı fiilen kullandığını, davalıya taşınmazı tahliye etmesi hususunun bildirildiğini ancak taşınmazı terkedilmediğini ileri sürerek; el atmanın önlenmesine ve şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin müdahale tarihinden itibaren davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir

II. CEVAP Davalılar vekili; hukuka aykırı bir kullanımları bulunmadığını, davacı tarafından haksız işgal edildiği iddia edilen taşınmazın müvekkili .... tarafından .... Belediyesi Emlak İstimlak Müdürlüğünden 02.03.2018 tarihinde kiralandığını, dava konusu var olan yapının inşa edildiği tarihten beri kullanım alanının aynı olduğunu, ilgili yapının daha önce de davacının oğlu tarafından kafe faaliyeti için kiralandığını, davacının yeşil alana tecavüzünün mevcut olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilk kararıyla davalı ...'e yöneltilen müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin kabulüne, davalı ...'in dava konusu alan ile ilgili müdahalesinin bulunmaması ve müdahale edilen alandaki iş yerinin davalı ...'e ait olması sebebiyle davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kararıyla; dava değeri istinaf kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL'nin altında kaldığından davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin miktar yönünden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.02.2024 tarihli kararıyla; davalı ... yönünden dava değeri kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL'nin altında kaldığından davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin miktar yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı ancak davacının, davalılardan .... yönünden davanın husumetten reddine ilişkin karar yönünden dava değeri 81.000,00 TL olup hüküm tarihi itibariyle istinaf sınırının üstünde olduğundan dilekçe ret kararının yerinde görülmediği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların karı koca olduğu, dava konusu yerin eczane olarak kullanıldığı, eczanenin davalı ... tarafından işletildiği, diğer davalının müdahalede bulunduğuna ilişkin delil bulunmadığı, bu davalı yönünden davanın husumetten reddinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin davalı ...'ya yönelik el atmanın önlenmesi yönünden yaptığı istinaf başvurusunun esastan reddine, ecrimisil yönünden yaptığı istinaf başvurusunun miktar itibariyle usulden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davaya konu taşınmazın yalnızca davalı ... tarafından değil ... tarafından da işgal edilmiş olup 6 yıldır bilfiil kullanıldığı,

b. Hükme esas bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ... Belediyesi İstimlak Müdürlüğü tarafından davalılara 13.12.2018 tarihinde 140 m² için metre karesi 25.18 TL'den olmak üzere aylık 3.525,00 TL ecrimisil olması gerekirken 3.289,00 TL hesap yapılması ve buna dayanılarak karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4618, K. 2024/5829, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-4618-e-2024-5829-k-3f62a18d4e41