Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4545 E. 2025/2684 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4545
- Karar No
- 2025/2684
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2063 E., 2024/1488 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/556 E., 2021/561 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 12764 parsel sayılı ve 283,42 m² yüzölçümlü taşınmazın davalılar murisi ...'e vekâleten ... tarafından davacının murisi ... ...'ye arsa satış sözleşmesi ile satıldığını, taşınmaz satış bedeli olan 10.000,00 TL'nın peşinen satıcıya ödendiği ve taşınmazdaki zilyetliğin davacı murisine teslim edildiği hususlarının da sözleşmede yer aldığını, sözleşme tarihinde taşınmaz üzerinde ipotek ve satılamaz şerhi bulunduğundan tapu müdürlüğü nezdinde resmî devir işleminin yapılamadığını, sözleşmenin imzalanması üzerinden 20 yıl gibi uzun süre geçmesine rağmen mülkiyetin alıcıya devredilmediğini, taşınmazı satın alan ... ...'nin tek mirasçısının müvekkili ... olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalıların murisi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bu talebin Mahkemece kabul edilmemesi hâlinde taşınmazın güncel bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak olarak gösterilen ... 3. Noterliğinin 20.01.1983 tarihli ve 03045 yevmiye sayılı vekâletnamesinin usulsüz olarak düzenlendiğini, vekâletnamede malik ...'in imzasının bulunmadığını, söz konusu arsa satış sözleşmesinin tarafı olan ...'in okuma - yazma bilmediğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2014/556 Esas, 2021/561 Karar sayılı kararı ile "...davacı tarafça adi yazılı sözleşmeye dayalı tapu iptali talebinde bulunulduğu, taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için resmi şekilde düzenlenmesinin geçerlilik şartı olduğu...geçersiz sözleşme uyarınca karşı tarafa yapılan 10.000.000 TL'lik ödemenin yukarıda Yargıtay ilamları uyarınca denkleştirici adalet ilkesi kapsamında dava tarihi itibariyle değerinin belirlenmesi gerektiği, ayrıca davacı tarafından boş teslim edilen taşınmaz üzerine yapılan binanın değerinin de tazminat olarak tahsilinin talep edilebileceği... " gerekçesiyle; "1-Davacının tapu iptali ve tescil talebi yerinde görülmediğinden davanın reddine, 2-Davacı tarafın alacak talebinin kısmen kabulü ile 434.636,43 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ve dahili davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine .." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.07.2024 tarihli ve 2022/2063 Esas, 2024/1488 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Müvekkili adına davanın ıslah edilerek eldeki davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 73/2 hükmünde yer alan ve ölüm sebebine dayalı olarak açılmış tapu iptali ve tescil davasına dönüştürüldüğünü, 2. Mahkemece 20 yıllık zamanaşımı süresine ilişkin koşulların değerlendirilmediğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı tarihi de gözetilmeden hüküm kurulduğunu, 3. Davalıların 31 yıl boyunca taşınmazın müvekkili tarafından kullanımına itirazlarının olmadığını, 4. Bilirkişi raporunda ÜFE endeksine dayalı veriler hesabına yer verilmediğini, bu nedenle hesaplanan tazminatın yeterli olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haricen satış işlemine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 1. İlk Derece Mahkemesince tebliğe çıkarılan gerekçeli kararın davalı ... ... tarafından 22.01.2022 tarihinde bizzat tebellüğ edildiği ve karara karşı istinaf başvurusunda bulunmadığı, istinaf kararı ile yeni bir durumun oluşmadığı için temyiz yoluna başvurulamayacağı anlaşıldığından, davalı ... ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.