Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4250 E. 2024/5860 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4250
- Karar No
- 2024/5860
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/246 E., 2023/192 K.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Hazinenin özel mülkiyetinde olan 5 92... parsel sayılı yerin otel, restaurant ve bahçe yapılmak suretiyle davalının bu güne kadar kullandığını, tahliye etmediğini, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olan davalı alana yönelik davalının müdahalesinin menine ve yapıların kal'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının anılan taşınmazı ... Köyü Tüzel Kişiliğinden kiraladığını, taşınmazın köy tüzel kişiliğine ait olduğunu, buna ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu, davalının fuzuli işgalci olmayıp kiracı olduğunu, davanın ... Köyü Tüzel Kişiliğine ihbarını, Denizli İdare Mahkemesinde 2010/143 Esas sayısı ile açtıkları davanın bekletici mesele yapılmasını ve neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.12.2013 tarihli ve 2010/83 Esas, 2013/396 Karar sayılı kararıyla; davalı işgalinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 25.12.2013 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 25.05.2015 tarihli, 2014/7834 Esas ve 2015/7563 Karar sayılı kararı ile; kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 24.02.2016 tarihli 2015/334 Esas, 2016/115 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiş, süresi içinde davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2018/5864 Esas, 2020/6660 Karar sayılı kararı ile kiracı sıfatı bulunan davalı kal talebinde muhatap kabul edilemeyeceğinden mahkemece kal talebinin husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş; davacı tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine, mahkemece otel dışındaki yapıların kaline karar verilmesi gerekirken, otelin de kal hükmüne dahil edilerek karar verilmesinin doğru olmadığı, ne var ki; bu hususun, Dairenin 02.11.2020 tarihli ve 2018/5864 Esas, 2020/6660 Karar sayılı ilamında maddi hataya dayalı olarak gözardı edildiği gerekçesiyle anılan kararın 2 numaralı bendinde yer alan bozma gerekçesi değiştirilerek belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 5 92... parsel sayılı taşınmaza davalının müdahalesinin men’ine, inşaat bilirkişisinin 11.11.2013 tarihli raporunda belirtilen yapılar (296, 17... otel hariç ) ile ziraat bilirkişisinin 31/10/2013 tarihli raporunda belirtilen ağaçların kal’ine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: a. Kısa karar ile gerekçeli kararda çelişki olduğunu, mahkemenin yetkisini aşarak hüküm tesis ettiğini, hükmün kısmen kabul olarak kurulması gerektiğini ve yargılama giderlerinin de buna göre hesaplanması gerektiğini, b. Mülkiyeti köy tüzel kişiliğine ait yere ilişkin davacının dava açamayacağını, davalının işgalci olmadığını, taşınmazı köy tüzel kişiliğinden kiraladığını, kirasını muhtarlığa ödediğini, husumetin köye yöneltilmesi gerektiğini, buna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, tahliye tutanağında da bu durumun kabul edildiğini, c. Bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.