Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3529 E. 2025/1601 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3529
- Karar No
- 2025/1601
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/337 E., 2024/717 K. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/414 E., 2023/906 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların boşanmasına ilişkin karar kesinleştiği hâlde davalının müvekkiline ait dava konusu daireyi kullanmaya devam ettiğini, davalıya taşınmazı tahliye etmesi için gönderilen ihtarnamenin 15.02.2022 tarihinde tebliğ edildiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesini ve ecrimisil ödenmesini, birleştirilen davanın dava dilekçesinde ise asıl davanın açıldığı tarihten sonraki döneme ilişkin ecrimisil ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, tarafların boşandığını, boşanma davasında davacının tam kusurlu bulunduğunu, açılacak mal paylaşımı davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının müvekkiline nafaka borcunu düzenli ödemeyip müvekkilini zor durumda bıraktığını, ortak çocuk ile birlikte kullandığı dava konusu daireye yönelik kötü niyetli olarak dava açtığını, müvekkilinin işgalci olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu dairenin davacıya ait olduğu, tarafların Konya 5. Aile Mahkemesinin 2021 tarihli kararı ile boşandıkları ve taşınmaz üzerinde kayda dayalı bir hakkı bulunmayan davalının boşanma kararı kesinleştikten sonra da taşınmazı kullanmaya devam ettiğinin sabit olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 18.783,00 TL ecrimisil ödenmesine, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile 28.000,00 TL ecrimisil ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın takas - mahsup def'i cevap dilekçesinde ileri sürülmediğinden Mahkemece değerlendirilmemesi yerinde olup davalının buna ilişkin istinaf itirazının yerinde olmadığı, ecrimisil hesap raporlarının davalı taraf lehine olduğu, ancak ecrimisil başlangıç tarihinin davalıya gönderilen ihtarnamede verilen sürenin bittiği tarihi olması gerektiği açıklanarak, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak asıl davanın kısmen kabulü ile el atmanın önlenmesine, 13.183,33 TL ecrimisil ödenmesine, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile 28.000,00 TL ecrimisil ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, takas - mahsup def'inin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, ecrimisil hesabının hatalı olduğunu, ÜFE artış oranının hatalı uygulandığını, ilgili tarihte yürürlükte olan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereği kira artış oranının % 25 ile sınırlandırılmış olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleştirilen davada ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.