Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3471 E. 2024/5641 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3471
- Karar No
- 2024/5641
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/639 E., 2024/842 K. DAVA TARİHİ : 10.11.2016 KARAR : Davanın tescil talebi yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, geç teslim nedeniyle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/1252 E., 2018/511 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile iki adet daire satın aldığını, davacının bütün edimlerini yerine getirmesine rağmen taşınmazların mülkiyetinin devredilmediğini ileri sürerek; 10622 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan C7 blok 34 ve A2 blok 21 No.lu bağımsız bölümlerin tapularının hükmen davacı adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde rayiç değerlerinin ve yoksun kalınan kira kaybı bedeli olan 31.584,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava tarihi itibarıyla henüz teslim süresi dolmamış olan bağımsız bölümlere ilişkin haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli ve 2016/1252 Esas, 2018/511 Karar sayılı kararıyla; davanın tescil talebi yönünden konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına, geç teslim nedeniyle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, 30.690,00 TL bedelin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli kararı ile davalının istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın tescil talebi yönünden konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına, geç teslim nedeniyle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, 30.690,00 TL bedelin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, AAÜT'ne göre konusuz kalan tescil talebi yönünden 2.040,00 TL maktu vekalet ücreti ve kabul edilen 30.690,00 TL üzerinden 4.603,50 TL nisbi vekalet ücreti olmak üzere davacı yararına toplam 6.643,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair kesin karar verilmiştir. Bu karar sonrasında davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesi 01.07.2021 tarihli ek kararı ile temyiz başvurusunun kesin karara yönelik olması nedeniyle reddine karar vermiştir. Davacı vekilinin bu ek kararı temyiz etmesi üzerine Dairemizin 23.11.2022 tarihli ve 2021/7214 Esas, 2022/7137 Karar sayılı kararı ile ek kararın kaldırılmasına, davacının dava açmakta haklı olduğunun anlaşıldığı ve AAÜT'nin 6. maddesi hükmüne aykırı karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ve 2023/125 Esas, 2023/258 Karar sayılı kararı ile hata yapılmadan değerlendirme yapılarak karar verildiği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 356/2. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. Dairemizin 09.01.2024 tarihli ve 2023/2774 Esas, 2024/72 Karar sayılı ilamında; Bölge Adliye Mahkemesinin Yargıtay bozma ilamını yanlış yorumlayarak karar vermesi doğru görülmeyerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ...yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili şirketin kusurundan kaynaklanmayan ve inşaatın devamına engel teşkil eden nedenlerden dolayı geçici hukuki imkansızlık ve mücbir sebep hallerinin şartlarının oluştuğunu, Mahkemenin bu hususta inceleme ve araştırma yapmadığını, 2. Tapu devir masraflarının ödenmemesi nedeniyle davacı tarafa devrin gerçekleştirilmediğinin iddia ve ispat edildiğini, ayrıca ihtiyati tedbir kalkana kadar da devredemediklerini, davacı tarafın edimlerini yerine getirmediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhe yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 3. Davacı yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.