Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3170 E. 2025/1613 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3170
Karar No
2025/1613
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3537 E., 2024/632 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVALILAR : SGK Başkanlığı vekili Avukat ..., Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğü vd. vekili Avukat ..., T. Vakıflar Bankası T.A.O vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR SAYISI : 2021/561 E., 2022/475 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'un 26.04.2012 tarihinde öldüğünü, murisin borçlarını karşılayacak aktif malvarlığının da bulunmadığını ileri sürerek, muris terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile müvekkilleri yönünden mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum tarafından yapılan yasal işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, terekenin borca batık olup olmadığı yönünde Mahkemece gerekli araştırılmaların yapılmasını, müvekkili aleyhine verilmesi istenen yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin davanın niteliği gereği reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... Vergi Dairesi vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; murisin 26.04.2012 tarihinde vefat etmesine rağmen mirasçılar tarafından eldeki davanın murisin ölüm tarihi üzerinden çok uzun bir süre geçtikten sonra açıldığını, davacıların bu anlamda iyi niyetli olmadıklarını, hükmen ret koşullarının somut uyuşmazlık yönünden oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli ve 2021/561 Esas, 2022/475 Karar sayılı kararı ile "...murisin davalı kurumlara borçlu olduğu, tasfiye halindeki şirket sermayesinin miktarı, murisin kolluk vasıtasıyla yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucu ve murise ait aktif mal varlığının olmadığının tespit edildiği hususu dikkate alındığında, terekenin borca batık olduğunun anlaşıldığı.." gerekçesiyle "...davanın kabulüne..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.03.2024 tarihli ve 2022/3537 Esas, 2024/632 Karar sayılı kararı ile "...bir kısım davalılar vekilleri tarafından yapılan istinaf bavurularının esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili ile davalı ... Daireleri Müdürlükleri adına ortak vekil tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 1.Davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Davanın kabulü kararının usul ve yasa hükümlerine göre doğru olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... Daireleri Müdürlükleri adına ortak vekil tarafından verilen temyiz dilekçesinde özetle; a.Davacılar tarafından yasal ve hak düşürücü sürede eldeki dava açılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, b.Murisin ölümü ile dava tarihi arasında geçen uzun sürenin ve davacıların iyi niyetli olmadıklarının, Mahkemece hüküm verilirken gözetilmediğini, c.Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davalı SGK Başkanlığı ve davalı ... Dairleri harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3170, K. 2025/1613, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-3170-e-2025-1613-k-787fff0c31b9