Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3118 E. 2025/1610 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3118
Karar No
2025/1610
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/726 E., 2024/1336 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/34 E., 2022/30 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 775 sayılı Gecekondu Kanunu, 2981 sayılı İmar Affı Kanun veya imar uygulamaları nedeniyle dava konusu İzmir ili, ...ilçesi, ...Mahallesi 37305 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı üzerine müvekkili Belediye lehine ipotek tesis edildiğini, encümen kararı ile taşınmazın davalıya satıldığını, satış bedeli olan eski Türk lirası cinsinden 120.000,00 ETL bedel için taşınmaz üzerinde belediye lehine 15.05.1989 tarih ve 2918 yevmiye numarası ile ipotek tesis edildiğini, ipotek bedelinin yaklaşık 25-30 yıl öncesine ait olduğunu, değişen ekonomik koşullar dikkate alındığında bu bedel üzerinden yapılacak takip ile alacağın gerçek değeri üzerinden tahsil edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek müvekkili İdare lehine tesis edilen ipotek bedelinin günümüz ekonomik koşullarına uyarlanarak ipotek bedelinin güncellenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazın yeni maliki olduğunu, ipotek bedelinin ödenip ödenmediğine ilişkin bilgisinin bulunmadığını, davaya konu olan ipoteğin kesin borç niteliğinde olan karz ipoteği olduğunu, ipoteğin kaldırılmasına ancak ana paranın, gecikme faizinin ve icra takibi yapılmışsa takip giderlerinin ödenmesi hâlinde karar verilebileceğini, dava dilekçesine göre davacı ... tarafından müvekkili ya da eski ipotek borçlusu aleyhine gerçekleştirdiği bir icra takibinin bulunmadığını, ipoteğin kesin borç ipoteği olması nedeniyle davacının güncelleme talebinin haklı olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına giren Türkiye Emlak Bankası A.Ş.'ye ait dekontlara göre dava konusu taşınmazın ipotek tarihindeki malikinin 19.03.1990 tarihinde davaya konu parsel açıklaması ile 40.000,00 ETL, 15.08.1989 tarihinde 80.000,00 ETL, 11.04.1989 tarihinde 66.635,00 ETL ödeme yaptığı, taahhüt senedinde yer alan taksit tarihlerinden geç de olsa bu ödemelerin yapıldığı, taşınmaza ilişkin ipotek bedelinin ödenmiş olduğu, mevcut tapu kaydından taşınmaz üzerinde gecekondu kanunundan kaynaklanan 120.000,00 ETL bedelli kesin borç ipoteğinin bulunduğu, davacının ipoteğin kaldırılması için talepte bulunmadığı gibi takip de yapmadığı, 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4. maddesindeki yasal koşullarında oluşmadığı, dava dışı ipotek tarihindeki malikin de ipotek bedelini ödediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerineBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu ipotek bedelinin 30 yıl öncesine ait olduğunu, ekonomik koşullara göre ipotek bedeli güncellenmeden takip yapılması hâlinde kamu zararı oluşacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ipotek bedelinin güncellenmesi istemine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3118, K. 2025/1610, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-3118-e-2025-1610-k-239a209ce11e