Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3116 E. 2025/2280 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3116
Karar No
2025/2280
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/67 E., 2024/12 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; davacı tarafından 150 ada 129 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan 4, 5, 6, 7, 8, 9 numaralı daireler ve depo vasfındaki taşınmazların oğlu Faruk ...’ın borcundan dolayı vefa hakkı şerhi konularak davalılardan ...Yakıt Sanayi ve Ticaret A.Ş.' ye devredildiğini, devir esnasında geri alma şartı ile işlem yapıldığını, ancak taşınmazların diğer davalı ...İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye devredildiğini ileri sürerek davalı ...adına olan tapu kaydının iptali ile vefa hakkı gereği davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı...İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile diğer davalı arasında yapılan sözleşmeden haberdar olmadığını, taşınmazın bedeli ödenmek suretiyle satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların davacının oğlu ile davalı Şirket arasındaki ticari ilişki nedeni ile vefa haklı olarak devredildiğini, vefa hakkının borcun tamamen sona erdikten sonra kullanılacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafıdan bunu ispatlanması gerektiğini, bu taşınmazların satışına engel bir durum olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.06.2018 tarihli ve 2018/202 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 12.06.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli ve 2019/2573 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21.12.2021 tarih ve 2021/4097 Karar sayılı ilâmında; bilirkişi incelemesinde davacı tarafından dosyaya sunulan 30.05.2013- 03.07.2013 Cari Hesap Ekstresi başlıklı belgedeki ödemelerin dikkate alınmadığının görüldüğü, bilirkişiden ek rapor alınarak dosya kapsamındaki tüm ödeme belgeleri ve davalı ... San. ve Tic A.Ş'ye ait ticari defter ve kayıtları incelenip protokol doğrultusunda vefa hakkı lehtarının ...Yakıt San. ve Tic A.Ş'ye olan borçlarını ödeyip ödemediği tespit edilmesi, eksik ödemenin bulunması hâlinde bu miktarın davalı ... San. ve Tic A.Ş'ye ödenmek üzere Mahkemece uygun görülecek yere davacı tarafından depo edilmesi için süre verilmesi, davacının ...Yakıt San. ve Tic A.Ş 'ye borçlu olmadığının bilirkişi tarafından tespiti veyahut belirlenen sürede bilirkişi tarafından borçlu olduğu tespit edilen miktarın depo edilmesi hâlinde ise de her bir bağımsız bölüm için tapu kütüğüne şerh edilen 115.000,00 TL geri alım bedelinin davalı kayıt maliki...İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ödenmek üzere Mahkeme veznesine depo ettirilmesi için süre verilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ek rapor alınarak bilirkişi tarafından davalı Şirketlerden ...Yakıt San. ve Tic.A.Ş'ye davacı tarafın 311.022,17 TL borcunun bulunduğunun belirlendiği, bilirkişi raporunda tespit edilen 311.022,17 TL'nin davalı ... San. ve Tic.A.Ş'ye ödenmek üzere ve akabinde vefa bedeli olan toplam 805.000,00 TL'nin davalı ...İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ödenmek üzere Vakıfbank vadeli hesabında depo edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı...İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya davalının sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, vefa bedelinin dava tarihine göre uyarlanarak ödenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiğini, davacının yapılan incelemede davalıya borçlu olduğunun tespit edildiğini, dava açılırken gerekli koşulların beklenmediğini, dava tarihine göre haklılık durumunun belirlenmesi gerektiğini, borç hesaplaması yapılıp depo edilirken faiz hesaplamasının yapılmadığını, bu yönde itiraz edilmişse de dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vefa (geri alım) hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davalı...İç ve Dış Tic. Ltd Şti. vekili ile davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davalılar vekillerinin yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin temyiz itirazları yönünden;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/1 hükmü uyarınca, Kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. 6100 sayılı Kanun'un 323.maddenin (ğ) bendi gereğince, davayı kazanan tarafça dava bir vekil vasıtası ile takip edilmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekâlet ücretine mahkum edilir. Kural olarak, haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren kişinin, bütün yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekmektedir. Ne var ki, kusuru olmaksızın hakkında dava açılan ve aleyhine hüküm verilen taraf aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması da doğru değildir. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifada sıra, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97.maddesinde; "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı ile davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında bulunan vefa (geri alım) haklı taşınmaz satış sözleşmesinde; söz konusu vefa hakkının davacının oğlu Faruk ... tarafından ...Yakıt Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye olan borçların ödenmesi durumunda kullanılabileceği belirtilmiştir. Yapılan yargılamada sözleşmenin tarafı olan davalının ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde, davacının oğlunun davalıya 311.022,17 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, Mahkemece depo kararı verilerek vefa hakkının kullanılabilir hâle geldiği, dava açıldığı sırada davacının oğlu Faruk ...'ın davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye borcunun bulunduğu dikkate alınarak yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulması gerekmektedir. O hâlde Mahkemece, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılıp davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmayıp kararın bozulması gerekmektedir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "Dava adli yardım talepli açılmasından dolayı dava başında alınmayan 27,70 TL başvuru harcı, 54.989,55 TL peşin harç, 623,00 TL tebligat gideri, 1.300,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 56.940,25 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına" cümlesinin çıkarılarak yerine "Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına" ibaresinin yazılmasına, yine hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan "davacı kendisini davada vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi olarak hesap olunan 118.550,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin çıkarılarak yerine "Davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olmak üzere karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3116, K. 2025/2280, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-3116-e-2025-2280-k-4a83b54317b5