Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3 E. 2024/5096 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3
- Karar No
- 2024/5096
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/213 E., 2023/1494 K. ASLİ MÜDAHİLLER : ... vd. vekili Avukat ... vd. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/950 E., 2019/555 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, dava konusu eski 891 parsel sayılı taşınmazın 200 m²’lik kısmının dava dışı ... Çakır tarafından 26.11.1990 tarihli harici satış senedi ile satın alındığını, teslim alınan yerin üzerindeki ev ile birlikte 01.07.1994 tarihinde bu kez davacıya haricen satıldığını, gayrimenkul üzerindeki binanın vekil edeni tarafından tamamlandığını, niza konusu taşınmazın en son 5392 ada 6 parsel numarasını aldığını belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, tescilin mümkün olmaması durumunda ödenen bedelin rayiç değeri ile binanın dava tarihindeki bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2. Asli müdahiller vekili asli müdahale dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek sahibinin ......ın mirasçıları olduğunu, yerin 250 m²’lik kısmının ilk sahibi tarafından muris ...’ye satıldığını, gayrimenkulün davalı adına göstermelik olarak tescil edildiğini, taşınmaz sahibinin ... olduğunu göstermek amacıyla 26.11.1990 tarihli belgenin düzenlendiğini, bu sözleşmenin güvence maksadıyla yapıldığını, taşınmaz üzerindeki yapının asli müdahiller ve murisleri tarafından inşa edildiğini, bu evde ne davacının ne de davalının herhangi bir hakkının bulunmadığını belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... mirasçıları davacılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, satışın ......a yapıldığını, davacı ile vekil edeni arasında hukuki ilişki bulunmadığını, ...’ye yapılan satışında geçersiz olup muhdesatın kaçak olması nedeniyle ekonomik değeri olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; harici satım sözleşmesinin resmi şekilde yapılmadığından geçerli olmadığı ve davacının sözleşmeyi ... Çakır ile yapması nedeniyle davalıdan tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl dava ile asli müdahiller tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve asli müdahiller vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin hatalı olduğunu, davalı ile ... arasında yapılan sözleşme geçersiz olsa bile sözleşme doğrultusunda yerin ...’ye teslim edildiğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini, sırf sözleşmenin geçersizliğinin davanın reddine sebebiyet veremeyeceğini, davacının harici sözleşme ile dava konusu taşınmazı dava dışı ...’den devraldığını, üzerine onun adına bina yapıldığını, bir odadan müteşekil binanın devredildiğinde iki katlı bina halini aldığını, yapı değerinin arsa bedelinden fazla olup iyiniyetle yapılan bina sebebiyle davanın kabulü gerektiğini, bu talebin kabul edilmemesi halinde bina ve arsa bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, asli müdahillerin miras sebebiyle hak iddiasının yerinde olmadığını, ...’nin tüm mirasçılarının dava açmadığını, ...’nin davacıdan olma mirasçılarının da bulunduğunu, yapının davacıya devrinden sonra mevcut halini aldığını, inşaatın tamamen olmasa bile %90 oranında davacının binası olacak şekilde yapıldığını, dava dilekçesindeki talep ve iddialarının değerlendirilmediğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Asli müdahiller vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık teşkil ettiğini, sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülemeyeceğini, taşınmazın gerçek sahibinin ... Çakır olduğunu, davalının harici sözleşmenin yerine getirileceği konusunda ...’ye güven verici hareketlerde bulunduğunu, yerin davalıya ait olduğunu belirten tek bir tanık olmadığını, gayrimenkulün davalı adına göstermelik olarak tescil edildiğini, taşınmaz sahibinin ... olduğunu göstermek amacıyla 26.11.1990 tarihli belgenin düzenlendiğini, ilgili sözleşmenin güvence maksadıyla yapıldığını, taşınmaz üzerindeki yapının asli müdahiller ve murisleri tarafından inşa edildiğini, bu evde davacının herhangi bir hakkının bulunmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacı vekilinin istinaf talebinin süresinde olmadığı, tapulu taşınmazların satışının resmi şekilde yapılması gerektiği ve asli müdahillerin bedel talebinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK’nın 345 inci ve 352 nci maddeleri uyarınca reddine, asli müdahiller vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı vekili ve asli müdahiller vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvurusunun süresinde yapıldığını, gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olup yetkisiz vekile yapıldığını, ayrıca asli müdahillerin istinaf başvurusuna karşı katılma yolu ile istinaf imkanlarının olduğunu ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar ve gerekçesinin yerinde olmadığı ileri sürülerek hükmün bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Asli müdahiller vekili temyiz dilekçesinde özetle; asli müdahale dilekçesi, dosya kapsamındaki beyanlar ve İstinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar ve gerekçesinin yerinde olmadığı ileri sürülerek hükmün bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat ve asli müdahale yolu ile harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 345. maddesine göre “(1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.” Kanun’un “...katılma yolu ile başvurma...” başlıklı 348. maddesinde ise “...(1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir. (2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir....” hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının davacı vekiline 11.08.2020 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf başvuru süresinin son gününün 08.09.2020 gününe rastladığı, davacı vekilinin ise 09.09.2020 gününde istinaf dilekçesi sunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK’nın 345 inci ve 352 inci maddeleri uyarınca reddine karar verdiği; ancak asli müdahiller vekilinin süresi içinde verdiği istinaf başvuru dilekçesinin davacı vekiline 29.08.2020 tarihinde tebliğ edildiği gözetildiğinde, asli müdahiller vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin tebliğ tarihi itibariyle davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmemiş olması usule aykırı olup bu husus bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Bozma nedenine göre asli müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.