Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2898 E. 2025/1297 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2898
Karar No
2025/1297
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/331 E., 2024/965 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/940 E., 2019/905 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, imar ıslah çalışmaları sonucu 2296 ada 14 parselde kayıtlı 205 m²'lik imar parseli içinde Belediyenin 27/205 hissesi bulunduğunu, söz konusu hissenin bedelinin ödendiğini, fakat ipoteğin terkin edilmediğini ileri sürerek ipoteğin terkini ile adına tapu tescil işleminin yapılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, idari yargının görevli olduğunu, idarenin taraf gösterilmesinin usule aykırı olduğunu, davacının ödeme iddiasını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının davalı Kuruma ipotek bedelini ödediğini ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. IV. İSTİNAF Davalı vekili tarafından hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün kaldırılmasına ve davacının intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini dava dışı üçüncü kişilere sattığı anlaşıldığından taşınmazda mülkiyet hakkı sona eren davacı yönünden aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacının intifa hakkı sahibi olması nedeniyle aktif husumeti olduğunu, bedelin ödenmesi hâlinde idarenin resen terkin etmek zorunda olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, imar ipoteğinin fekki istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2898, K. 2025/1297, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2898-e-2025-1297-k-48745bd751f0