Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2871 E. 2025/4657 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2871
- Karar No
- 2025/4657
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1986 E., 2024/710 K. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVALARDA İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/78 E., 2022/23 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı asil ile vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; dava konusu 68 parsel üzerinde eskiden .... Otel ile ... Otel’in bulunduğunu, ... Otel olan kısmın 02.03.2016 tarihinde vekil edeni tarafından satın alındığını, davalının her iki oteli birleştirmek suretiyle haksız şekilde tasarruf ettiğini, davacıya ait bölümde 21 oda, hamam, ana caddeye bakan 3 adet dükkan bulunduğunu, diğer bölümlerde ise 54 oda, havuz ve otel için gerekli her bölümün yer aldığını belirterek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili; asıl dava dilekçesine benzer gerekçeler ile ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; davacının tapu devrini hile ve dolandırıcılık ile sağladığını, davacı hakkında Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/49 Esas sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil davası açıldığını, tapunun zemine yönelik olduğunu, davacının hamam ve dükkanlar üzerinde bir hakkı olmadığını, tüm tadilat ve donanımın şirketleri tarafından meydana getirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Birleştirilen davada davalı vekili; davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığını, davacının tapu devrini hile ve dolandırıcılık ile sağladığını, davacı hakkında Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/49 Esas sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil davası açıldığını, davacının tacir olmadığını, ticari faiz talep edilemeyeceğini, davacının binalarda hakkı olmadığını ve elde ettiği tapunun zemine yönelik olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; muhdesatın tespiti davasının bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı, dava konusu taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı, davacının kullanabileceği herhangi bir yerin olmadığı, davalı vekilinin Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/49 Esas sayılı dava dosyasının keşif tutanağındaki beyanları ile davacının dava dilekçesindeki beyanlarının örtüştüğü, davacının .... Otele karşılık gelen kısmı satın aldığı, satın alma tarihi itibariyle gayrimenkul üzerinde iki ayrı otelin bulunduğunu, fiili bölüşümün yapıldığı, davacının satın aldığı yeri bildiği, satın alınan payın .... Otelin bulunduğu alana ilişkin olduğunun bilindiği, ecrimisil hesaplaması yapılırken taşınmazın mutad kullanım biçimine dikkat edildiği, davalının kötüniyetli şekilde davacıya tapuda satmasına rağmen fiilen devir etmediği ... Otel kısmını hali hazırda otel olarak işletmeye devam ettiği ve davacının da talebi kapsamında tam kar mahrumiyeti üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, dosya kapsamındaki dilekçelerini tekrar ettiklerini, İlk Derece Mahkemesinin görevsiz olduğunu, ortaklığın giderilmesi davası ile muhdesatın tespiti davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacıya sadece hisse devri yapıldığını, otel devri yapılmadığını, davacının 676,28 m² yeri olmadığını, Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/802 Esas sayılı kararı ile el atmanın önlenmesi kararının icrasının tedbiren durdurulduğunu, faiz hükümlerinin yanlış olduğunu, davalının dava konusu taşınmazda kiracı sıfatı ile yer aldığını, kira sözleşmesinin davacının adına kardeşi ... tarafından düzenlendiğini, davacının bütün işlemlerinin kardeşi tarafından yürütüldüğünü, davacıya yapılan pay devrinde de ...’nin vekil sıfatıyla işlem yaptığını, davacı ve dava dışı ... hakkında suç duyurusu yapıldığını, her ikisinin yürütülen soruşturmada süpheli konumunda yer aldığını, davacı vekilinin 13.11.2018 tarihli dilekçede kira ilişkisini kabul ettiğini, kira sözleşmesinin geçerli olup haksız işgalin söz konusu bulunmadığını, 05.07.2021 tarihli dilekçelerinin usul-i ıslah bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini, fiili taksimin yapılmadığını, İlk Derece Mahkemesi kabulünün kira sözleşmesi ve diğer delillere aykırı olduğunu, davacının kullanımında olan herhangi bir hissenin (bugüne kadar) olmadığını, mülkiyet hususunda niza çıktığını ve vekil edenin kiracılık sıfatının devam ettiğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, ... hakkında kamuya zarar vermekten devam eden soruşturma ve tahkikatların gerekçede tartışılmadığını ve kira sözleşmesinin araştırılmadığını, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu eski 68... ada 50 parsel sayılı taşınmazın zeytinlik tarla vasfı ile davacı ve davalı adına (paylı şekilde) kayıt olduğu, davalının ıslah dilekçesi ile sunduğu (03.03.2016 başlangıç tarihli) kira sözleşmesinin davacı tarafından kabul edilmediği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacı vekili tarafından verilen 13.11.2018 tarihli (“ Araştırılmasını istediğimiz hususlara ilişkindir...” konulu) dilekçede; “....Davalı taraf müvekkile ait bu taşınmaz üzerine iki yılı aşkın süredir kiracı sıfatıyla bulunmaktadır. Ancak bu süre zarfında hiçbir kira ödemesi yapmadığı gibi sürekli müvekkilimi oyalamaktadırlar...” şeklinde beyanda bulunmuş olup davacı asil, 10.01.2018 tarihli şüpheli ifade tutanağında, eşinin 2016 yılından itibaren 2 dönemlik kira alacağını istediği için şikayetin yapılmış olabileceği, satın aldıkları yerin eskiden ... otel olan alanı kapsadığı, 2 yıllık alacakları olduğu ve bu konuda avukatlarının kira alacağı davası açacağı beyanlarında bulunmuştur. Davacı vekili tarafından sunulan 13.11.2018 tarihli dilekçe ile davacı asilin 10.01.2018 tarihli şüpheli ifade tutanağında, kira ilişkisine yönelik açıklamalara yer verilmiştir. Taraflar arasında hukuken geçerli bir kira ilişkisinin varlığının saptanması halinde davanın reddedilmesi gerekmektedir. Davacı vekili tarafından ibraz edilen 13.11.2018 tarihli dilekçe içeriği, davacı asilin ifade tutanağındaki beyanları ve davalı tarafından sunulan kira sözleşmesi nazara alındığında dava konusu taşınmazın davalı tarafından kira ilişkisi kapsamında tasarruf edildiği görülmektedir. Açıklanan nedenlerle davalının fuzuli şagil olduğu kabul edilerek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesi doğru değildir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.