Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2792 E. 2024/3650 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2792
Karar No
2024/3650
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/1143 E., 2018/1940 K. DAVA TARİHİ : 25.06.2014 KARAR : Mahkemenin görevsizliğine, ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına Taraflar arasında görülen mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; mahkemenin görevsizliğine, ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; babası ...'ın 17.07.2007 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak kendisini bıraktığını, çok sayıda borcu bulunduğunu, babasından kalan mirası kayıtsız ve şartsız olarak reddettiğini, bu nedenle babası ...'ın mirasını reddettiğinin tesciline karar verilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, ölüm tarihinin üzerinden 7 yıl geçtikten sonra açılan davada davacının kötüniyetli olduğunu, dava şartlarının oluşup oluşmadığının mahkemece araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI: Mahkemenin 24.02.2015 tarihli ve 2014/1253 Esas, 2015/393 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile murisin terekesinin borca batık olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 24.02.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 12.01.2016 tarihli, 2015/6285 Esas, 2016/159 Karar sayılı ilamında; murisin ölüm tarihi itibarıyla tespit edilen terekesinin aktif ve pasifi net olarak tespit edilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin, 28.02.2017 tarihli ve 2016/697 Esas, 2017/405 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 28.02.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 17.04.2018 tarihli, 2017/4637 Esas, 2018/3118 Karar sayılı ilamında; davanın mirasın hükmen reddine dair olduğu gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli ve yetkili asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, bozma kararı verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1. Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; görevsizlik kararı verilmiştir. 2. 05.03.2024 tarihli ek karar ile; hükmün kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemesine gönderilmesi talep edilmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kendini vekille temsil ettiren İdare lehine vekalet ücreti taktir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanunun 323/ğ maddesi ile 331/2 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Davacı tarafından mirasın gerçek reddi istemine ilişkin olarak sulh hukuk mahkemesinde açılan davada; mahkemece bozma ilamına uyularak davanın mirasın hükmen reddi istemine ilişkin olduğu nitelendirmesine göre, görevli mahkemenin de asliye hukuk mahkemeleri olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. İş bu görevsizlik kararı üzerine yasal süre içinde dosya görevli mahkemeye gönderilmediğinden, mahkemece ek kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 2. 6100 sayılı Kanunun 331 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye göre; görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder. 3. Ayrıca, 6100 sayılı Kanunun 323 üncü maddesinin ğ fıkrasında "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmıştır. 4. Yukarıda açıklanan kanun maddelerine göre somut uyuşmazlıkta; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş olup, davanın açıldığı mahkemece ek kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, yargılama giderlerinin ise davacı üzerinde kalacağına dair hüküm kurulmuşsa da; kendisini vekil ile temsil eden idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. 5. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı tarafın 05.03.2024 tarihli ek karara ilişkin temyiz itirazının kabulü ile; 05.03.2024 tarihli ek kararın, hüküm fıkrasına 4. numaralı bent olarak "kendisini davada vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2792, K. 2024/3650, T. 09.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2792-e-2024-3650-k-aff033c306b0